Kelimeler arşivinde; içinde "yıkı" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yıkı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yıkı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yıkı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YIKILABİLMEK, KIZILCAYIKIK, KIYIKIŞLACIK, YIKILIVERMEK
YIKILIVERME, YIKILABİLME
YIKINILMAK, YIKIMCILIK, YIKIVERMEK
YIKICILIK, LAYIKIYLA, KIYIKIŞLA, YIKIVERME
YIKILMAK, YIKILGAN, TEKYIKIM, YIKIŞMAK
YIKIŞMA, YIKINTI, YIKIMCI, YIKILMA, YIKILIŞ
YIKICI
YIKIŞ, YIKIM, YIKIK
YIKI
YIKI
Harabe.
YIKILMAK
Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
YIKIMCILIK
Yıkımcı olma durumu.
YIKICILIK
Yıkıcı olma durumu.
YIKILIVERMEK
Ansızın veya çabucak yıkılmak.
YIKIVERMEK
Çabucak yıkmak.
YIKILABİLME
Yıkılabilmek işi.
YIKIVERME
Yıkıvermek işi.
YIKINILMAK
Yıkılmak.
YIKILABİLMEK
Yıkılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KIZILCAYIKIK
Muğla şehri, Milâs belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KIYIKIŞLA
Yozgat şehrinde, Aydıncık ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KIYIKIŞLACIK
Muğla kenti, Milâs ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YIKILIVERME
Yıkılıvermek işi veya durumu.
LAYIKIYLA
Gerektiği gibi, gereğince.
YIKILGAN
Kayşa. Amasya şehri, Akdağ nahiyesine bağlı bir yer. Erzurum ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ili, Şerefiye nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YIKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BERHANE
Yıkık dökük, kullanışsız ve büyük (ev).
DAYAKLAMAK
Yıkılmaması için bir şeye destek koymak. Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek.
BATMA
Batmak işi. Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi. İflas etme. Yok olma, inkıraz. Yıkılma, çökme.
GÖÇÜCÜ
Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
DAĞILIŞ
Dağılma işi. Yıkılış, çöküş.
DİNAMİTLEMEK
Dinamitle havaya uçurmak. Bir girişimi, bir kuruluşu engelleyici, yıkıcı davranışta bulunmak.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
FELAKET
Büyük zarar, üzüntü ve sıkıntılara yol açan olay veya durum, yıkım, bela. Çok kötü. Şaşırtıcı, hayrete düşürücü.
DEVRİK
Katlanıp kendi üzerine bükülmüş. Darbe ile makamından indirilmiş. Yatırılmış, yıkılmış, dik durumunu yitirmiş. Devrilmiş olan.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
DESTEK
Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.
ÇÖKME
Çökmek işi. Boya içindeki pigmentin ve dolgu maddelerinin zamanla kabın dibinde tortu oluşturması. Bir kısım yerin alttan yıkılarak alçalması.
DAYAK
Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek. Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü. Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
DARBELEMEK
Vurmak, çarpmak. Bir işi engellemek. Yıkıma uğratmak.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ÇÖKÜŞ
Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
ENKAZ
Yıkıntı, döküntü, çöküntü.
GÖLERMEK
Göl durumuna gelmek. Hayvanın ipi ayağına ve boynuna dolaşarak kalkamayacak biçimde yere yıkılmak.