Kelimeler arşivinde; içinde "yığı" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yığı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yığı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yığı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DENİZŞAKAYIĞI
TAVŞANBIYIĞI, YIĞILIVERMEK
YIĞILIVERME, YIĞIŞTIRMAK, YIĞIŞDIRMAH
YIĞIVERMEK, YIĞIŞTIRMA, YIĞINTILIK, YIĞILIŞMAK, YIĞINAĞACI, İMAMKAYIĞI
YIĞIYANIT, YIĞIVERME, YIĞINTEPE, YIĞINKAYA, YIĞILIŞMA
YIĞILMAK, YIĞINTAŞ, YIĞINÇAL, YIĞINCAH, YIĞIMLIK, YIĞIŞMAK
YIĞINOT, YIĞILMA, YIĞINAK, YIĞILCA, YIĞINLA, YIĞIRIK, YIĞINTI, YIĞIŞIK, YIĞILIM, YIĞINLI, YIĞIŞIM, YIĞIŞMA, YIĞINAH, AYIĞIŞİ, YIĞIMSA
YIĞINÇ, YIĞILI, YIĞICI
YIĞIŞ, YIĞIT, YIĞIN, YIĞIL
YIĞI
YIĞI
Başağın taneli kısmı, taneleri. "Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.
YIĞIVERMEK
Çabucak veya ansızın yığmak.
YIĞILIVERMEK
Ansızın yığılmak.
YIĞILIŞMAK
Bir yerde birikmek, toplanmak.
YIĞIYANIT
Bir görüşmede görüşmecinin karşılaştığı güç soru ve tutumlara karşı hazır kalıplı yanıtları.
YIĞINTILIK
Yak yüklüğü. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
YIĞILIVERME
Yığılıvermek işi.
YIĞIŞTIRMAK
Çekindirmek, sakındırmak, men etmek.
YIĞIŞTIRMA
Bir gözlem değeri ya da bir kümenin sıklığını kendisini önceleyen tüm öteki sıklıkların toplamı olarak gösterme.
YIĞIŞDIRMAH
Toplamak.
YIĞINTEPE
Ağrı şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TAVŞANBIYIĞI
Bir tür yonca.
DENİZŞAKAYIĞI
Kayalıklara yapışık olarak yaşayan, dokunaçları çok ve uzun, güzel renkli bir tür polip (Anemonia actinia).
YIĞINAĞACI
Buğday demetlerini bir araya getirmek için kullanılan bir ucu daha uzunca olan çatal ağaç. (Arok Şarkikaraağaç Isparta).
YIĞIVERME
Yığıvermek işi.
İMAMKAYIĞI
Tabut.
Bu bölümde tanımı içerisinde YIĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜMÜL
Susam ve ekin demeti veya yığını.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
DÖKME
Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
DOKURCUN
Ot ya da ekin yığını. Dokuztaş oyunu. Çizgili şayak kumaş, tokurcun.
ÇEKBERİ
Harman yerinde yığınları çekmeye yarayan alet, gelberi.
BİRİKMEK
Toplanıp yığılmak. Birbirine eklenip çoğalmak. Bir araya gelmek, toplanmak.
FUTA
Dar, uzun ve hafif bir yarış kayığı, kik.
BULUT
Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
DENİZŞAKAYIKLARI
Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
BİRİKİM
Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
BORDA
Geminin veya kayığın yanı, alabanda karşıtı.
ÇEÇ
Tahıl yığını. Tahıl elenen kalbur.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
BIYIKLANMAK
Bıyığı çıkmak, bıyıklı duruma gelmek.
BIYIKSIZ
Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.
BIYIKLI
Bıyığı olan.
GUANO
Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.