Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yurt" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yurt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yurt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yurt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HÜYÜKLÜYURT, ÇİÇEKLİYURT, KİRAZLIYURT, HEYBELİYURT
YAYGINYURT, EKŞİLİYURT, CAMİLİYURT, ELMALIYURT, KÜRKÇÜYURT
GEDİKYURT, DOĞANYURT, ÇİÇEKYURT, SOĞUKYURT, SAVULYURT, KUZAYYURT, KUMLUYURT, GÖKÇEYURT, KÖKLÜYURT, KOVUKYURT, GÜMÜŞYURT, GÜNEYYURT, GÜVENYURT, GÜZELYURT, YAMANYURT, YAKINYURT, ALTINYURT, YAYLAYURT, YEŞİLYURT, BELENYURT, SULAKYURT, BOZCAYURT, TAŞLIYURT, CİNLİYURT, ÇATALYURT, ÇAMLIYURT, ŞANLIYURT
KARAYURT, YÜCEYURT, YENİYURT, YAKAYURT, UZUNYURT, TEPEYURT, NARHYURT, ÖRENYURT, SARIYURT, TAHTYURT, AKÇAYURT, ÇALIYURT, DEREYURT, ALANYURT, ERENYURT, ESENYURT, ESİNYURT, ESKİYURT, GEZİYURT, ACARYURT, İKİZYURT
YANYURT, HASYURT, ACIYURT, ANAYURT, ATAYURT, BAŞYURT, CANYURT, ŞENYURT, ÇAMYURT, DAZYURT, DÜZYURT, OVAYURT, KUMYURT, GÖKYURT, GÖLYURT
ÖZYURT, AKYURT
YURT
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
KÜRKÇÜYURT
Sivas şehrinde, Altınyayla belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HÜYÜKLÜYURT
Sivas kenti, Deliktaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, Yazyurdu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
SAVULYURT
Ahmak.
ÇİÇEKLİYURT
Diyarbakır şehri, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ilinde, Ortakent nahiyesine bağlı bir bölge.
EKŞİLİYURT
Muğla kenti, Ortaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ELMALIYURT
Burdur ili, Gölhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SOĞUKYURT
Manisa şehri, Alaşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YAYGINYURT
Ağrı şehri, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KUZAYYURT
Kırıkkale ilinde, Delice ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
GEDİKYURT
Elâzığ ilinde, Kovancılar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KİRAZLIYURT
Adana şehrinde, Tufanbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
HEYBELİYURT
Ağrı kenti, Diyadin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ÇİÇEKYURT
Sivas şehri, Yazyurdu nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DOĞANYURT
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
CAMİLİYURT
Sivas kenti, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YURT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İHRAÇ
Çıkarma, dışarıya atma. Yurt dışına mal satma.
KAPİTÜLASYON
Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
İL
Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet. Şehrin niteliklerini taşıyan büyük yerleşim yeri. Ülke, yurt. Eski Türklerde devlet.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
DİASPORA
Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.
DIŞARI
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.
İLSİZLEŞMEK
Yurtsuz, vatansız kalmak.
KONMAK
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
DİYAR
Ülke. Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer, yurt. Dünya.
KONSOLOS
Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.
CÜDA
Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan.
İLÇE
Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
HABİTAT
Yerleşme, oturma. Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.
BENZEŞME
Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
DAÜSSILA
Yurt özlemi.