Kelimeler arşivinde; içinde "yurt" olan, toplam 132 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yurt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yurt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yurt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YURTLANDIRMAK
YURTLANDIRMA, YURTSEVERLİK, YUKARIYURTÇU
ÇİÇEKLİYURT, HEYBELİYURT, HÜYÜKLÜYURT, KİRAZLIYURT
YURTLANMAK, YURTSUZLUK, YURTTAŞLIK, CAMİLİYURT, EKŞİLİYURT, ELMALIYURT, KÜRKÇÜYURT, YAYGINYURT, YURTBEKLER, YURTÇİÇEĞİ, YURTGEÇERİ, YURTYENİCE
DOĞANYURT, GÜZELYURT, SULAKYURT, YEŞİLYURT, YURTLANMA, YURTSAMAK, YURTSEVER, ALTINYURT, BELENYURT, BOZCAYURT, CİNLİYURT, ÇAMLIYURT, ÇATALYURT, ÇİÇEKYURT, DUYURTMAK, GEDİKYURT, GÖKÇEYURT, GÜMÜŞYURT, GÜNEYYURT, GÜVENYURT, KOVUKYURT, KOYURTGAN, KOYURTMAÇ, KOYURTMAK, KÖKLÜYURT, KUMLUYURT, KUZAYYURT, SAVULYURT, SOĞUKYURT, SOYURTMAK, Devamını Oku »»
YURTSAMA, ACARYURT, AKÇAYURT, ALANYURT, ÇALIYURT, DEREYURT, DUYURTMA, ERENYURT, ESENYURT, ESİNYURT, ESKİYURT, GEZİYURT, İKİZYURT, KARAYURT, KOYURTGA, NARHYURT, OYURTMAK, ÖRENYURT, SARIYURT, TAHTYURT, TEPEYURT, UZUNYURT, YAKAYURT, YENİYURT, YURTALAN, YURTBAĞI, YURTBAŞI, YURTBEYİ, YURTDAĞI, YURTKULU, Devamını Oku »»
YURTLUK, YURTSAL, YURTSUZ, YURTTAŞ, ACIYURT, ANAYURT, ATAYURT, BAŞYURT, BUYURTU, CANYURT, ÇAMYURT, DAZYURT, DÜZYURT, GÖKYURT, GÖLYURT, HASYURT, KUMYURT, OVAYURT, ŞENYURT, YANYURT, YURTBAY, YURTCAN, YURTDAŞ, YURTKÖY, YURTLAK, YURTMAK, YURTMAN, YURTÖZÜ, YURTSAN, YURTSAY, Devamını Oku »»
AKYURT, ÖZYURT, YURTER
YURT
YURT
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.
KİRAZLIYURT
Adana şehrinde, Tufanbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YURTSEVERLİK
Yurtsever olma durumu, vatanseverlik. Yurtsevere yakışır davranış, vatanseverlik, vatanperverlik.
KÜRKÇÜYURT
Sivas şehrinde, Altınyayla belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
EKŞİLİYURT
Muğla kenti, Ortaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
HÜYÜKLÜYURT
Sivas kenti, Deliktaş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, Yazyurdu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YURTLANDIRMAK
Bir kimseye veya bir topluluğa yurt sağlamak, iskân etmek.
YURTSUZLUK
Yurtsuz olma durumu.
YURTLANDIRMA
Yurtlandırmak işi, iskân.
ELMALIYURT
Burdur ili, Gölhisar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YURTTAŞLIK
Yurttaş olma, bir yurtta doğup büyüme veya yaşamış olma durumu, vatandaşlık.
YUKARIYURTÇU
Ankara kenti, Yenimahalle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÇİÇEKLİYURT
Diyarbakır şehri, Pirinçlik nahiyesine bağlı bir yer. Sivas ilinde, Ortakent nahiyesine bağlı bir bölge.
CAMİLİYURT
Sivas kenti, Yazyurdu bucağına bağlı bir bölge.
YURTLANMAK
Bir yeri yurt edinmek, yurt sahibi olmak.
HEYBELİYURT
Ağrı kenti, Diyadin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YURT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması. Bunama, mahkûm olma vb. nedenlerden dolayı kanunun, bir kimsenin malını, parasını istediği gibi kullanmasına ve harcamasına engel olması, kısıtlılık, kısıtlama, hacir.
İL
Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet. Şehrin niteliklerini taşıyan büyük yerleşim yeri. Ülke, yurt. Eski Türklerde devlet.
DİASPORA
Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları, kopuntu.
JANDARMA
Yurt içinde genel güvenliği ve kamu düzenini korumakla görevli, yasa ve nizamların koyduğu hükümlerin yürütülmesini ve bunlara dayanan hükûmet emirlerinin yerine getirilmesini sağlayan silahlı askerî kuvvet. Bu kuvvette görevli olan kimse. Açıkgöz.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
DAÜSSILA
Yurt özlemi.
DİYAR
Ülke. Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer, yurt. Dünya.
KAPİTÜLASYON
Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.
CÜDA
Yurt, baba ocağı gibi çok sevilen şeylerden ayrılmış olan, uzak kalmış olan.
BENZEŞME
Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.
KONMAK
Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. Koyma işi yapılmak. Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. Bir şeyi emeksiz edinmek. Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek.
DAR
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
HALK
Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.
İLÇE
Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.
DIŞARI
Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.
İLSİZLEŞMEK
Yurtsuz, vatansız kalmak.
HABİTAT
Yerleşme, oturma. Bitkinin doğal olarak yetiştiği yer, yurt.
İHRAÇ
Çıkarma, dışarıya atma. Yurt dışına mal satma.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
KONSOLOS
Yabancı ülkelerde, orada bulunan yurttaşlarının haklarını koruyan, bağlı bulunduğu hükûmete siyasal ve ticari bilgileri veren dış işleri görevlisi, şehbender.