YUVA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yuva" olan, toplam 77 adet kelime bulunmaktadır. yuva ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yuva ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yuva olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

YUVARLAKLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

YUVARLAKLAŞTIRMA, YUVARLAKPULLULAR

15 harfli kelimeler

YUVARLANIVERMEK, YUVARLAKTEBERRİ, YUVARLAYIVERMEK, YUVARLANABİLMEK, YUVARLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

YUVADEMİRCİLER, YUVARLANIVERME, YUVARLANABİLME, YUVARLAYABİLME, YUVARLAYIVERME, YUVARLAKLAŞMAK

13 harfli kelimeler

YUVARLAŞTIRMA, YUVARLAKLAŞMA

11 harfli kelimeler

YUVALLANMAK, YUVARLAKLIK, YUVALIÇAYIR, YUVARLAKÖRS, YUVARLAKBAZ, YUVARLANMAK, YUVARLATMAK

10 harfli kelimeler

YUVARLACIK, YUVARÖLÇER, YUVARLEYİN, YUVANTALIK, YUVARLAMAK, YUVALIDERE, YUVARLATMA, YUVARLAŞMA, YUVARLANMA, YUVALANMAK, YUVARLANIŞ, YUVALAMACA

9 harfli kelimeler

YUVAPINAR, YUVALANMA, YUVARLAMA, YUVALILAR, YUVALIDAM, YUVALAMAK, YUVASARAY

8 harfli kelimeler

YUVATMAK, YUVARSIL, YUVATEPE, YUVARLAH, YUVARCIK, YUVABAŞI, YUVANMAK, YUVACALI, YUVALMAK, YUVADAĞI, YUVADAMI, YUVALAMA, YUVARLAK

7 harfli kelimeler

YUVAKSI, YUVACAK, YUVARSI, YUVACIK, YUVAKLI, YUVAKÖY, YUVALAH, YUVALAK, YUVALAR, YUVALIK, YUVAMAK, YUVANAK, YUVANTA

6 harfli kelimeler

YUVALI, YUVACI, YUVACA

5 harfli kelimeler

YUVAL, YUVAK, YUVAG, YUVAÇ, YUVAR

4 harfli kelimeler

YUVA

Bazı kelimelerin anlamları

YUVA

Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.

YUVARLANIVERMEK

Ansızın yuvarlanmak.

YUVARLAYIVERMEK

Ansızın veya çabucak yuvarlamak.

YUVARLAKTEBERRİ

Yuvarlak başlı tenekeci örsü. (Yalvaç Isparta).

YUVARLANABİLME

Yuvarlanabilmek işi.

YUVARLAYABİLMEK

Yuvarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YUVARLAKPULLULAR

(Cycloganoidea) familyasına girer.

YUVARLAYABİLME

Yuvarlayabilmek işi.

YUVARLAŞTIRMA

Sünekliğini artırmak amacıyla, düzgülü ya da tavlı çelikleri ötektik sıcaklığı altında ısıtma.

YUVADEMİRCİLER

Çankırı ilinde, Eldivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YUVARLANIVERME

Yuvarlanıvermek işi.

YUVARLAKLAŞTIRMAK

Yuvarlak duruma getirmek.

YUVARLAKLAŞMAK

Yuvarlak bir biçim almak, yuvarlak duruma gelmek.

YUVARLAYIVERME

Yuvarlayıvermek işi.

YUVARLANABİLMEK

Yuvarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YUVARLAKLAŞTIRMA

Yuvarlaklaştırmak işi.

  -   -   -  

Anlamında YUVA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞNAMAK

Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.

AKYUVAR

Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

BAŞLAHANA

Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea).

AĞAÇDELEN

Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

ANALIKIZLI

Yuvalama.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

AMİTOZ

Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.

BARBUNYA

Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.

AŞİYAN

Kuş yuvası. Ev, oturulan yer, mesken.

ALTINBAŞ

Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.

ARAPSAÇI

Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.

ALYUVAR

Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.

AĞINMAK

Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.

AYNALIK

Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.

ANKASTRE

Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).

ARDIÇ

Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.