Sonu YOKSU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yoksu" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yoksu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yoksu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yoksu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YOKSU

Yoksa.

  -   -   -  

Anlamında YOKSU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YOKSU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

DÜŞKÜNLEREVİ

Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

ETMEK

Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

DONSUZ

Don giymemiş olan. Yoksul. Serseri.

DUYUMSAMAZLIK

Duygusuzluk az ve yavaş tepki gösteren, bunun sonucu duygulandırıcı sebeplere karşı ilgisiz kalan insanın niteliği. Düzgülü olarak türlü durumların harekete getirdiği ilgi ve duygulardan yoksun olma durumu.

CARİYE

Yabancı ülkelerden kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan, alınıp satılabilen, her konuda efendisinin isteklerine bağlı bulunan genç kadın, halayık.

FAKİRCE

Yoksul. (faki'rce) Fakire benzer bir biçimde.

DERVİŞ

Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.

FAKİR

Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı. Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san. Olması gerekenden az. Zavallı, kimsesiz. Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.

FAKİRLEŞMEK

Yoksullaşmak.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

CIBIL

Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.

ÇIPLAK

Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.

EYLEMEK

Bir kişiden veya bir şeyden yoksun bırakmak. Etmek, yapmak.

AZIKLI

Azığı olan. Yoksulları doyuran.

FAKİRLEŞME

Yoksullaşma.

BOŞLUK

Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.

DÜŞKÜN

Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.

APTAL

Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.