Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yokuş" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yokuş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yokuş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yokuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YOKUŞ
Aşağıdan yukarıya gittikçe yükselen eğimli yer, iniş karşıtı.
KARAYOKUŞ
Afyon ilinde, Bolvadin ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AKYOKUŞ
Bolu ilinde, Mudurnu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ kenti, Başyurt bucağına bağlı bir yer. Mardin ilinde, Ömerli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Siirt kenti, Şirvan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KOCAYOKUŞ
Gümüşhane kenti, Kale bucağına bağlı bir bölge.
ORTAYOKUŞ
Ağrı şehrinde, Murat bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOKUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RAMPA
Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.
ÇAPRAZLAMA
Testerenin keserken sıkışmaması için dişlerini belli ölçülere göre sağa sola bükme. Çapraz olarak, makaslama, çaprazlamasına, çaprazvari. Aynı amaçla, dişucunu şişirme. Yüksek organizmalarda, genetik olarak farklı dişi ve erkek bireyler arasındaki çiftleşme. Mikroorganizmalarda genetik çaprazlama farklı eşey tiplerinin konjugasyonu ile yapılan, virüslerde ev sahibi hücrelerin farklı genotipteki viral parçalar ile enfekte olmasını gerektiren genetik madde değişimi. (Söz sanatı terimi) Önce geçen kelimelerin sırasını, değişik veya karşıt bir anlam verecek şekilde, tersine çevirerek onları tekrarlama. Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır gibi. Melezleme. Değişik soylardan gelen ana ve babaların çifleştirilmesi; melezleme.
İNİŞ
İnme işi. Araçlı jimnastikte, atlayarak veya hızlanarak araçtan ayrılma durumu. Gerileyiş, çöküş. Yukarıdan aşağıya gittikçe alçalan eğimli yer, yokuş karşıtı.
KABAN
Dik yokuş. Tepe. Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi.
AKABA
İniş, meyilli yer. İki dağ arasındaki geçit. Eğimli, yokuş.
TIRMANMAK
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak. Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek. Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Yokuş, merdiven vb. çıkmak. Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak.
AKEBE
Yokuşlu, inişli, dönemeçli yol.
PALANDÖKEN
Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
BAYIR
Küçük yokuş, belen, kıran, şev.
KIRKMERDİVEN
Dik yokuş.
DIRAV
Yokuştan inerken kağnıların tekerleklerinin önüne eklenen ve firen vazifesini gören kalın sopa. Silah sesi.
BAŞYOHARİ
Yokuş yukarı.
BAŞAHARI
Yokuş: Başaharı gitti.
BAŞYUHARI
Yokuş yukarı.
BARI
Çit. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Bağ çubuğu. Yokuş. Pirinç tarlarındaki parsel: Ahmet'in on beş barı pirinçliği var. 6.Köy evlerinde bulunan ocak bacası. Davar sağılan yer, ağıl. Yük. Bahçe ya da avlu duvarı. (Ağıl Eğridir Isparta; Erenköy, İnönü Eskişehir; Yurtbeyi Çankaya, Çağa Güdül Ankara).
ÇİHARTMAK
Çıkartmak. Yokuş tırmandırmak.
ÇARIK
İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.
HAFİF
Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.
RAMPALI
Yokuşu olan.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.