YERLİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yerli" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. yerli ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yerli ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yerli olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YERLİLEŞTİRMEK

13 harfli kelimeler

YERLİLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

YERLİTAHTACI

11 harfli kelimeler

YERLİLEŞMEK

10 harfli kelimeler

YERLİBAHÇE, YERLİLEŞME, YERLİKAVAK, YERLİÇOBAN

9 harfli kelimeler

YERLİKHAN, YERLİKULU, YERLİKUYU

8 harfli kelimeler

YERLİĞEN, YERLİGEN, YERLİÇAY

7 harfli kelimeler

YERLİCE, YERLİSU

6 harfli kelimeler

YERLİK

5 harfli kelimeler

YERLİ

Bazı kelimelerin anlamları

YERLİ

Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.

YERLİGEN

Yalınayak gezenlerin ayakları altında çıkan bir yara.

YERLİTAHTACI

İzmir ilinde, Bergama ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

YERLİCE

Türkçe. Bayburt şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Trabzon ilinde, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YERLİÇAY

Sivas ilinde, Mursal bucağına bağlı bir yer.

YERLİLEŞTİRME

Yerlileştirmek işi.

YERLİKULU

Önemli kalelerde (Mısır, Bağdat, Musul, Diyarbakır, Kars, Erzurum, Budin, Temeşvar gibi) yeniçeri yerine kullanılan gönüllü kale askeri.

YERLİKAVAK

Kars ilinde, Akyaka ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

YERLİLEŞTİRMEK

Yerlileşme işini yaptırmak.

YERLİKUYU

Kayseri kenti, Sarıoğlan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YERLİĞEN

Yalınayak gezenlerin ayakları altında çıkan bir yara.

YERLİÇOBAN

Siirt şehri, Bağgöze nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YERLİBAHÇE

Siirt şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YERLİLEŞME

Yerlileşmek işi.

YERLİLEŞMEK

Bir yerde, bir ülkede çok uzun süre kalmış olmak.

YERLİKHAN

Hunlarda yeraltı Tanrısı.

  -   -   -  

Anlamında YERLİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YERLİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVCİL

Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı. Yerli.

BOŞBOĞAZ

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.

MANAV

Meyve ve sebze satan yer. Yerli halk. Balkanlardan göç etmiş, genel olarak Marmara bölgesinde yaşayan bir topluluk. Meyve ve sebze satan kimse.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

KIVRAK

Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.

ABORJİN

Avustralya yerlisi.

DURAĞAN

Yerini değiştirmeyen, yerli, hareketsiz, sabit. Etkin olmayan, gelişmemiş. Sinop iline bağlı ilçelerden biri. Akışmaz.

DÜZENLİ

Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.

KOMPRADOR

Aracı. Çok zengin kimse. Uzak Doğu ülkelerinde yabancı ortaklıklar hesabına iş sözleşmesi yapan yerli aracı.

MONTAJ

Kurgu. Bir makine, cihaz veya mobilyanın parçalarını yerli yerine takma, monte.

DIRDIRCI

Bezdirici söz etme alışkanlığı olan, geveze, yerli yersiz konuşan (kimse).

KOTA

Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste. Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı. Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.

HAN

Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan. Osmanlı padişahlarının adlarının sonuna getirilen unvan. Büyükşehirlerde serbest mesleklerde çalışanların oda veya daire tutup çalıştıkları birkaç katlı yapı. Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri. Yol üzerinde veya kasabalarda yolcuların konaklamalarına yarayan yapı.

KIZILDERİLİ

Amerika yerlisi.

DOMESTİK

İç, ülke içi. Yerel, yerli. Evcil.

OTOKTON

Yerli.

NOKTALAMAK

Nokta koymak. Yazıda noktalama işaretlerini yerli yerine koymak. Sona erdirmek, bitirmek.

ELEŞTİRİCİ

Bir işi bütün incelikleriyle değerlendiren. Yerli yersiz her şeyi eleştiren kimse.

CİHANŞİNAS

Dünyayı tanımış, her şeyi yerli yerinde bilen (kimse).

KÜRAR

Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir.