Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yerme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yerme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yerme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yerme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YERME
YERME
Yermek işi, zem.
Bu bölümde tanımı içerisinde YERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KESMEK
Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Belirtmek, kararlaştırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Akımı durdurmak. Hasta organı ameliyatla almak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Vahşice öldürmek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Ara vermek. Son vermek, gidermek. Geçişi önlemek. Para basmak. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Susmak. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ucunu almak. Dibinden ayırmak. Bölmek, ayırmak. Düzgün parçalara ayırmak. Uydurmak, yalan söylemek.
YERGİCİ
Yerme huyu olan kimse. Yergi yazan kimse.
ERPİK
Erimeğe başlamış kar. İyi pişmiş. Yumuşak. Çok gevşek ve yumuşak kas. Zamanı geçmiş meyve. Düzgün. Sağlam olmayan, yerme iyi oturmamış, eğreti. İnce, dayanıksız.
DÖRDÜZLEME
Eski Yunan tiyatrosunda üçü trajedi, sonuncusu yerme dramı olan dört sahne eserinden oluşan bölüm.
YERGİ
Bir kimseyi, bir toplumu, bir düşünceyi, bir nesneyi, bir göreneği yermek için yazılmış yazı veya söylenmiş söz, hicviye, hiciv, satir.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
ZEM
Bir kimseyi kötüleme, yerme, yergi.
FİTNELEMEK
Çekiştirmek, yermek, gammazlamak, kovlamak.
KARAMAK
Hor görmek. Karalamak, kara çalmak, lekelemek. Kötülemek, yermek.
JEOSANTRİK
Yermerkezci.
HİCVETMEK
Alay yoluyla yermek.
ZEMMETMEK
Yermek, kınamak, kötülemek, çekiştirmek.
YERİLMEK
Yerme işine konu olmak, kötülenmek.
DIG
Çekiştirme, yerme.
EREDİ
Sağlam olmayan, yerme iyi oturmamış, eğreti.
EMESEN
Yerme, çekiştirme, söz konusu etme.
GINAMAK
Ayıplamak. Birini başkasına yermek, kötülemek. Eski türkçe kınamak: kınamak; ayıplamak. Kınamak.
JEOSANTRİZM
Yermerkezcilik.
ÖVMEK
Birinin veya bir şeyin iyiliklerini, üstünlüklerini söyleyerek değerini yüceltmek, methetmek, sena etmek, yermek karşıtı.
PEJORATİF
Küçümseyici, aşağılayıcı, kötüleyici, yerici, yermeli.