Sonu YEN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yen" olan, toplam 124 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

NÖROŞİRÜRJİYEN, SEMİVEJETARYEN

13 harfli kelimeler

BÜYÜKGÜRLEYEN, MONOSEFALİYEN

12 harfli kelimeler

BAŞTEKNİSYEN, GAYRİMUAYYEN, KARINCAYİYEN, MATEMATİSYEN, PREKAMBRİYEN, PRESBİTERYEN, MONOMFALİYEN

11 harfli kelimeler

AKADEMİSYEN, MÜTEMADİYEN, BÖLÜNEMEYEN, KAFTANGİYEN, MONOSOMİYEN, MÜTESAVİYEN, SİSEFALİYEN

10 harfli kelimeler

BİLİNMEYEN, DİYETİSYEN, VEJETARYEN, BÜTÜNLEYEN, DEMİRLİYEN, DÜZENLEYEN, EZOMFALYEN, İNSANYİYEN, LESEPSİYEN

9 harfli kelimeler

DEVONİYEN, KAMBRİYEN, KANADİYEN, KARTEZYEN, PRATİSYEN, TEKNİSYEN, TEORİSYEN, ALEVYİYEN, BÖRTLİYEN, BÖRTLÜYEN, GÜNAZİYEN, OBSİDİYEN, PARNASYEN, SİSOMİYEN

8 harfli kelimeler

ARTEZYEN, EBEDİYEN, HARFİYEN, KOMEDYEN, KÜLLİYEN, LEZBİYEN, MERİDYEN, MÜZEYYEN, MÜZİSYEN, PERMİYEN, SEZARYEN, SİLÜRYEN, BELLEYEN, BÖRLİYEN, CİLLİYEN, ÇİLTİYEN, ÇÜLLİYEN, DİŞLEYEN, GEVRİYEN, GÜRLEYEN, KARGEYEN, KARYEYEN, KARYİYEN, KATİYYEN, MÜBEYYEN, NEYNEYEN, NİŞLEYEN, SEPGEYEN, SİRKEYEN, SÖYLEYEN, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KATİYEN, MUAYYEN, BİŞİYEN, DELEYEN, DÖNEYEN, GALİYEN, GATİYEN, GÖVEYEN, GÜVEYEN, KARAYEN, KESEYEN, KESİYEN, KÜSEYEN, SALİYEN, SUTÜYEN, ÜLKEYEN, YELEYEN

6 harfli kelimeler

DUAYEN, HİJYEN, SÜTYEN, DERYEN, EFİYEN, GELYEN, HERYEN, İLEYEN, İLİYEN, KARYEN, ÖDEYEN, SOHYEN

5 harfli kelimeler

BEYEN, BİYEN, DÜYEN, FİYEN, GÖYEN, LEYEN, LİYEN, MAYEN, PAYEN, SİYEN, SÖYEN, SÜYEN, TAYEN, YEYEN, YİYEN, YÜYEN

4 harfli kelimeler

AYEN, EYEN, İYEN

3 harfli kelimeler

YEN

Bazı kelimelerin anlamları

YEN

Yersin. Hafif. Hayvanın doğuracağı zaman şişen üreme organının dış bölümü. Giysi kolu, kol ağzı. Arkadaş. İyi, daha iyi. Yeni, henüz. Yan (taraf). İnmek. Elbise kolunun el üzerine gelen kısmı, giysinin kola yakın kısmı. Elbise kolunun el üzerine gelen kısmı. Giysi kolu. Yılanyastığıgiller, muzgiller ve benzerleri bitki familyalarında, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı. Japon para birimi.

MONOMFALİYEN

Tek göbek kordonlu yapışık ikizler.

SEMİVEJETARYEN

Beslenmesinde çok az miktarda balık ve/veya tavuğa da yer veren kişi.

MATEMATİSYEN

Matematikle uğraşan kimse.

BAŞTEKNİSYEN

En yüksek düzeyde bulunan teknisyen.

GAYRİMUAYYEN

Belirsiz.

AKADEMİSYEN

Öğretim elemanı.

MÜTEMADİYEN

Ara vermeden, sürekli olarak, mütemadi.

BÜYÜKGÜRLEYEN

Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KAFTANGİYEN

Kayseri ili, Örenşehir bucağına bağlı bir bölge.

KARINCAYİYEN

Karıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen bir tür memeli, karıncakuşu (Echidna acule ata).

MONOSEFALİYEN

Monosefalus.

PREKAMBRİYEN

Kambriyen öncesi.

BÖLÜNEMEYEN

gayr-i kaabil-i taksim, taksimi, kaabil olmayan.

NÖROŞİRÜRJİYEN

Beyin cerrahı.

PRESBİTERYEN

Presbiteryenlikle ilgili.

  -   -   -  

Anlamında YEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

AĞAÇSI

Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi, ağacımsı.

ADSIZ

Adı olmayan, isimsiz. Tanınmayan, bilinmeyen, isimsiz. Türklerde, ailesinden ayrıldığı için artık onun adını taşımak, onun adıyla anılmak hakkını yitirmiş olan, bir yararlık gösterdiğinde ancak ad kazanabilen delikanlı, isimsiz.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇILIŞ

Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.

AÇILIM

Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ADAMCIL

İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.

AĞDALI

Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.