Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yes" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yes ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yes olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yes olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
CHONDRİCHTHYES
MORFOSPESİYES
OSTEİCHTHYES
HETEROPHYES
İNGLUVYES
SPESİYES
DÖPİYES, ERCİYES, FASİYES
FASYES
PİYES, SİYES, KIYES, GİYES, GAYES
EYES
YES
YES
Sahip: Yessinin başını yesin.
FASYES
Yüz, dış yüzey.
SPESİYES
Tür.
CHONDRİCHTHYES
Kıkırdaklı balıklar.
HETEROPHYES
İnsan, kedi, köpek ve balık yiyen memelilerin ince bağırsaklarının ön üçte birlik bölümünde parazitlenen Heterophyidae ailesinden küçük bir trematod cinsi. H. heterophyes Mısır, Asya ve Türkiye'de, H. katsuradai ve H. brevicaeca Japonya ve Filipinlerde insanlarda enfeksiyona neden olmaktadır.
SİYES
Kaplıcaya benzeyen, hayvan yemi olarak kullanılan bir çeşit tahıl. Uyuşuk.
FASİYES
Belli bir yerdeki tortulun gösterdiği taşbilim ve taşılbilim özelliklerinin tümü.
İNGLUVYES
Kursak.
GİYES
Çamaşır yıkama (için).
MORFOSPESİYES
Sadece şekline bakılarak aynı türe ait olduğu düşünülen bir grup birey.
DÖPİYES
Etek ceketten oluşan iki parçalı kadın giysisi.
PİYES
Oyun.
KIYES
İçine pirinç ya da mısır sapı doldurularak yapılan minder.
OSTEİCHTHYES
Chondrostei (kıkırdaklı kemikli balıklar), holostei (ilkel kemikli balıklar) ve teleostei (kemikli balıklar) takımlarını içine alan, iskeletleri az ya da çok kemikleşmiş, vücutlarında daima deriye gömülü olarak sikloyit, ktenoyit ya da ganoyit şeklinde kemik pullar bulunan, hem çiti hem de tek yüzgeçlere sahip, bazı sınıflandırmalara göre sınıf, bazılarına göre üst takım. Kemikli balıklar.
ERCİYES
Uzaktan parlayan. Kayseri'de bulunan dağın adı. Kayseri ilinde, Talas ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
GAYES
Elbise: Bugün gayes yıkayacağım.
Bu bölümde tanımı içerisinde YES geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATTANİYELİ
Battaniyesi olan.
CİZVİT
İsa Derneği denilen bir Hristiyan derneğinin üyesi.
AMAÇSIZ
Amacı olmayan, gayesiz. Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş.
ANATOMİCİ
Anatomi uzmanı. Anatomi dersi veren öğretim üyesi.
ÇALIŞMA
Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
BİLYELİ
Bilyesi olan.
ÇAMURLAŞMAK
Çamur durumuna gelmek. Sataşmaya, kavga çıkarmaya başlamak, terbiyesizleşmek.
BOZGEVEN
Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
ANAYASACI
Anayasayı savunan, anayasadan yana olan (kimse). Anayasa dersi veren öğretim üyesi.
BİYESİZ
Biyesi olmayan, biye geçirilmemiş olan.
CEMBİYELİ
Cembiyesi olan.
BİYELİ
Biye geçirilmiş, biyesi olan.
ÇOMAR
İri köpek, çoban köpeği. Terbiyesiz, kaba, saldırgan kimse.
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
CİKCİK
Beyaz kum midyesi. Acemi, bir işe yeni başlayan.
BİYOGRAF
Hayat hikâyesi yazarı.
CUNTACI
Cunta üyesi.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.