Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yağa" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yağa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yağa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALYAĞA
BAYAĞA, TAYAĞA, TOYAĞA
AYAĞA
YAĞA
YAĞA
Boş gezen.
BALYAĞA
Sıkı fıkı, dost: Ayşe ile Pakize balyağa oldular.
TOYAĞA
Kısa, kalın değnek.
BAYAĞA
Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.
TAYAĞA
Sopa : Tayağa ile pamuk atarlar.
AYAĞA
Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
İKAME
Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
İPTİZAL
Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.