Kelimeler arşivinde; içinde "yağa" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yağa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAĞADILANMAK
YAĞARDILLIK
KAYAĞANLIK, YAĞANNAMAK, YAĞABİLMEK, YAĞANDIRIK, SARAYAĞASI, KAYAĞANTAŞ
YAĞANAKLI, YAĞABİLME
BALYAĞAR, YAĞARSAK, YAĞALMAK, YAĞAŞLIK, YAĞARLIK, AYAĞALTI, YAĞANMAK, YAĞAZINA, SOYAĞACI, ÇAYAĞACI, YAĞARDIÇ, YAĞAZLIK, YAĞADILI
YAĞANAK, YAĞARLI, YAĞALUR, YAĞANNI, YAĞARAK, YAĞARIN, KAYAĞAN, YAĞARNI, YAĞARTI, YAĞAŞAK, YİYAĞAN, BEYAĞAÇ, YAĞALAK, YAĞAĞAN, YAĞADIR, BALYAĞA, YAĞADAR, DUYAĞAN, GIYAĞAN, YAĞALTI
TAYAĞA, AYAĞAN, YAĞAŞI, BAYAĞA, TOYAĞA, YAĞADA, YAĞADI
YAĞAÇ, YAĞAS, YAĞAŞ, YAĞAK, YAĞAL, YAĞAZ, AYAĞA, YAĞAR, YAĞAN
YAĞA
YAĞA
Boş gezen.
YAĞARLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
YAĞALMAK
Yanılmak, kandırılmak: Senin sözlerin beni yağalttı; yoksa o tarlayı satmazdım. Yanılmak.
BALYAĞAR
Yaprak açma zamanında tatlı ve yapışkan yağan sular, kudret helvası.
YAĞADILANMAK
Yağ bulaşığı olmak, yağlı kir birikmek. Yağlı, kirli hale gelmek.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
YAĞARSAK
Sığırlarda görülen bir hastalık.
YAĞANAKLI
Şiddetli, sağanaklı.
YAĞABİLMEK
Yağma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAĞANDIRIK
Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.
YAĞARDILLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
SARAYAĞASI
İçağalardan biri olup, saraylarda oturanlara hizmet etmek ve sarayları korumakla görevli kişi.
YAĞANNAMAK
Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.
KAYAĞANTAŞ
Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YAĞABİLME
Yağabilmek işi.
YAĞAŞLIK
Sürekli yağmurlu, yağışlı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
İPTİZAL
Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
İKAME
Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.