İçinde YAĞA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yağa" olan, toplam 60 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yağa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YAĞADILANMAK

11 harfli kelimeler

YAĞARDILLIK

10 harfli kelimeler

KAYAĞANLIK, YAĞANNAMAK, YAĞABİLMEK, YAĞANDIRIK, SARAYAĞASI, KAYAĞANTAŞ

9 harfli kelimeler

YAĞANAKLI, YAĞABİLME

8 harfli kelimeler

BALYAĞAR, YAĞARSAK, YAĞALMAK, YAĞAŞLIK, YAĞARLIK, AYAĞALTI, YAĞANMAK, YAĞAZINA, SOYAĞACI, ÇAYAĞACI, YAĞARDIÇ, YAĞAZLIK, YAĞADILI

7 harfli kelimeler

YAĞANAK, YAĞARLI, YAĞALUR, YAĞANNI, YAĞARAK, YAĞARIN, KAYAĞAN, YAĞARNI, YAĞARTI, YAĞAŞAK, YİYAĞAN, BEYAĞAÇ, YAĞALAK, YAĞAĞAN, YAĞADIR, BALYAĞA, YAĞADAR, DUYAĞAN, GIYAĞAN, YAĞALTI

6 harfli kelimeler

TAYAĞA, AYAĞAN, YAĞAŞI, BAYAĞA, TOYAĞA, YAĞADA, YAĞADI

5 harfli kelimeler

YAĞAÇ, YAĞAS, YAĞAŞ, YAĞAK, YAĞAL, YAĞAZ, AYAĞA, YAĞAR, YAĞAN

4 harfli kelimeler

YAĞA

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞA

Boş gezen.

YAĞAŞLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞABİLME

Yağabilmek işi.

YAĞARDILLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

YAĞANNAMAK

Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.

YAĞALMAK

Yanılmak, kandırılmak: Senin sözlerin beni yağalttı; yoksa o tarlayı satmazdım. Yanılmak.

YAĞANDIRIK

Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.

YAĞANAKLI

Şiddetli, sağanaklı.

BALYAĞAR

Yaprak açma zamanında tatlı ve yapışkan yağan sular, kudret helvası.

KAYAĞANLIK

Kayağan olma durumu.

SARAYAĞASI

İçağalardan biri olup, saraylarda oturanlara hizmet etmek ve sarayları korumakla görevli kişi.

YAĞARSAK

Sığırlarda görülen bir hastalık.

YAĞADILANMAK

Yağ bulaşığı olmak, yağlı kir birikmek. Yağlı, kirli hale gelmek.

YAĞABİLMEK

Yağma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAYAĞANTAŞ

Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YAĞARLIK

Sürekli yağmurlu, yağışlı.

  -   -   -  

Anlamında YAĞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇİSENTİ

Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.

KAYAK

Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.

DİNELMEK

Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.

ARDUVAZ

Kayağan taş.

BULGUR

Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.

EBEBULGURU

Bulgur iriliğinde yağan kar.

KARLI

Üstünde kar bulunan. Kar yağan.

AHMAKISLATAN

Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.

KAYPAK

Kayağan, kaygan. Dönek.

BALATA

Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.

ÇORAP

Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.

İPTİZAL

Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

AYAKTA

Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

GRANÜLİT

Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.

KARGIN

Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.

KAYRAK

Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.

AYAKLANMAK

Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

İKAME

Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.