Sonu YAHA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaha" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaha ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yaha olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAHA

Doğru. Şaşma, küçümseme, alay bildiren ünlem: Yaha Hasan dayı! Dimek sen böyle ince işlerle de uğraşırdın!. Yaka. Küçümseme bildiren ünlem. Yaka, kenar.

YENİYAHA

Yeni başlamış, yeni kurulmuş (iş, evlilik ve benzerleri için).

DEYYAHA

İşte, orada, şurada.

  -   -   -  

Anlamında YAHA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİYAHIMSI

Rengi siyahı andıran, siyaha benzeyen, siyahımtırak.

DEMDES

Dümdüz: Demdes bir avlu. Baştanbaşa. Yüzüstü: Bu seyahat yüzünden bütün işlerim demdes kaldı.

GARAMTURAH

Siyaha yakın bir renk.

ÇOTİRA

Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık (Balistes capriscus).

TOPLANMAK

Toplama işine konu olmak. Kendine çekidüzen vermek. Bir araya gelmek. Seyahat etmek, taşınmak vb. için hazırlanmak. Şişmanlamak. Toplantı yapmak.

TUR

Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.

HURMADARI

Açık kestane at rengi. Koyu al, hurma gibi at rengi. Siyaha yakın at rengi.

AT

Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi.

HAKIK

İyi pişen (yemek için): Et hakık gibi olmuşda kemiğinden ayrılıverdi. Ağızlık ve süs eşyası yapmakta kullanılan, sarıdan siyaha kadar renkte olan kıymetli bir taş.

YATÇI

Yat turizmiyle uğraşan kimse. Yat ile seyahat etmeyi seven kimse. Yat yapan veya satan kimse.

PİRBOLU

Arıların, kovanlarının deliklerini ve ağzını sıvamak için yaptıkları, siyaha yakın renkte, yeşil balmumu.

GEZGÜ

Seyahat.

PASPARTU

Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf veya tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı mevki hakkında bilgileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti.

GEZİ

Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Gezilip hava alınacak yer. Gezinti yeri. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Bu kumaştan yapılan.

ESMERLEŞMEK

Esmer duruma gelmek. Siyaha yakın bir koyu renk almak.

ENGEREK

Engerekgillerden, başı üç köşeli, rengi siyah veya siyaha yakın, taşlık ve güneşli yerlerde yaşayan zehirli bir yılan (Vipera aspis).

ESMER

Siyaha çalan buğday rengi. Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız. Bu renkte olan. Kurşuni renk.

YOLCULUK

Ülkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş, gezi, seyahat, sefer. Herhangi bir taşıtla bir yere gidip gelme. Bu gidiş gelişte geçen süre.

NEFTİ

Siyaha yakın koyu yeşil. Bu renkte olan. (Resim) Maviye çalan koyu yeşil.

MANDA

Geviş getirenlerden, derisinin rengi siyaha yakın, uzun seyrek kıllı bir hayvan, su sığırı, camız, kömüş (Buffelus). Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra bazı az gelişmiş ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Birleşmiş Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere verilen vekillik.