YAĞI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yağı" olan, toplam 51 adet kelime bulunmaktadır. yağı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yağı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yağı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YAĞIZLANMAK, YAĞIŞSIZLIK

10 harfli kelimeler

YAĞIZTEKİN, YAĞIZOYMAK, YAĞILAŞMAK, YAĞILDIRIK, YAĞIVERMEK, YAĞIŞÖLÇER, YAĞIŞLAMAK

9 harfli kelimeler

YAĞIBASAN, YAĞIZKURT, YAĞIZBOĞA, YAĞIZATLI, YAĞIVERME, YAĞISIYAN, YAĞIRTMAÇ, YAĞILAŞMA, YAĞIKESEN

8 harfli kelimeler

YAĞIŞSIZ, YAĞIZKÖY, YAĞIZKAN, YAĞIZHAN, YAĞILLAR, YAĞIZBAY, YAĞIZALP, YAĞIZLAR, YAĞINALP, YAĞIŞLIK, YAĞINMAK, YAĞIRLIK, YAĞIRSAK, YAĞINÖZÜ

7 harfli kelimeler

YAĞIRLI, YAĞIŞLI, YAĞILIK, YAĞIRNI, YAĞIZER, YAĞIZCA, YAĞINNI, YAĞILTI, YAĞIŞAK, YAĞIŞIH, YAĞIMSI, YAĞIZLI, YAĞIŞIK, YAĞINLI

5 harfli kelimeler

YAĞIN, YAĞIZ, YAĞIR, YAĞIŞ

4 harfli kelimeler

YAĞI

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞI

Düşman, hasım.

YAĞILAŞMAK

Düşman olarak karşı karşıya gelmek, savaşa tutuşmak.

YAĞIZOYMAK

Şırnak şehri, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YAĞIŞLAMAK

Alay ederek, sözü davranışı yinelemek.

YAĞIŞÖLÇER

Belirli bir zamanda, belirli bir yere düşen yağış miktarını ölçmeye yarayan alet, yağmurölçer, plüviyometre.

YAĞIŞSIZLIK

Yağış olmama durumu, kuraklık.

YAĞIVERMEK

Ansızın veya çabucak yağmak.

YAĞIZTEKİN

Esmer kimse.

YAĞIBASAN

Kars ilinde, Sarıkamış ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Sincan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van kenti, Çaldıran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

YAĞIZBOĞA

Güçlü, esmer kimse.

YAĞISIYAN

Düşmanı yenen, zafer kazanan.

YAĞIVERME

Yağıvermek işi.

YAĞILDIRIK

Boyunduruk.

YAĞIZATLI

Adıyaman şehri, Çelikhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YAĞIZKURT

Esmer, güçlü kimse.

YAĞIZLANMAK

Yıkanmak.

  -   -   -  

Anlamında YAĞI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AŞAĞI

Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

ALELADELİK

Alelade olma durumu. Bayağılık.

ALELADE

Her zaman görülen, olağan. Bayağı.

AMİT

Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.

AYAKSIZ

Ayağı olmayan.

AMİYANE

Kibarca olmayan, bayağı. Sıradan.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

BAĞDALAMAK

Düşürmek için ayağını birinin ayaklarına takmak, çelme atmak. Güreşte rakibe ayak sarması takmak.

AĞIM

Ayağın üstündeki tümsek yer.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ADİ

Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.

ADİLEŞMEK

Adi bir duruma girmek, bayağılaşmak.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

AYRAN

Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm. Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılmış olan içecek.

ALABACAK

Ayağında sekil olan (at, eşek vb.). Ara bozucu, dönek, uğursuz (kimse).

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

ADİLİK

Bayağılık, düşüklük, aşağılık.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

AYAKLI

Ayağı olan. Bir destekle yere dayanan. Ayakla işletilen.