Sonu YAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yak" olan, toplam 119 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

FINDIKLIKOYAK, NEFROKARDİYAK

12 harfli kelimeler

PERİKARDİYAK, SANDIKLIAYAK

11 harfli kelimeler

SİBAKUSİYAK, HEMOFİLİYAK, NİMFOMANYAK, ŞAKIBETAYAK, YALANCIAYAK

10 harfli kelimeler

AFRODİZYAK, BAŞTANAYAK, GALDURAYAK, KALDIRAYAK, KIRDIRAYAK, LAPÇINAYAK, ÜZÜMLÜAYAK

9 harfli kelimeler

GİDERAYAK, PARANOYAK, DASMAAYAK, DEMİRAYAK, GÖKLÜAYAK, GÜLLÜAYAK, KARAKIYAK, KARASUYAK, KAZIKAYAK, KIZILAYAK, MORLUAYAK, PROZODYAK, SARIKOYAK, YALINAYAK, YALİNAYAK, YARIMAYAK

8 harfli kelimeler

AĞIRAYAK, KARDİYAK, KIRKAYAK, ANAKOYAK, ÇALTAYAK, HOTDAYAK, KARAAYAK, KISAAYAK, ORTAAYAK, SAPLAYAK, SAPLIYAK, SAPLİYAK, SARIAYAK, ŞARPAYAK, TERSAYAK, YALNAYAK

7 harfli kelimeler

AMONYAK, DÜZAYAK, İNSİYAK, İŞTİYAK, SACAYAK, BAŞAYAK, BİGIYAK, ÇATAYAK, DALAYAK, GAZAYAK, GAZİYAK, KANAYAK, KAVAYAK, KAZAYAK, KAZIYAK, KESAYAK, KESEYAK, KIÇAYAK, KIŞIYAK, SACIYAK, SAÇAYAK, TAŞAYAK, TEKAYAK, TERAYAK

6 harfli kelimeler

KANYAK, KONYAK, MANYAK, ÖNAYAK, TİRYAK, ÜÇAYAK, ZODYAK, ARAYAK, CIYYAK, ÇÖLYAK, GAZYAK, KORYAK, OLAYAK, UÇAYAK, YANYAK

5 harfli kelimeler

DAYAK, KAYAK, KIYAK, KOYAK, SİYAK, ŞAYAK, VİYAK, BAYAK, BİYAK, BOYAK, CIYAK, CİYAK, DIYAK, ENYAK, GAYAK, GIYAK, GOYAK, HOYAK, KUYAK, ODYAK, PAYAK, SAYAK, SOYAK, TAYAK, TEYAK, YAYAK, YUYAK

4 harfli kelimeler

AYAK, UYAK, EYAK, OYAK

3 harfli kelimeler

YAK

Bazı kelimelerin anlamları

YAK

Tibet'te, Asya'nın bazı yörelerinde yabani veya evcil olarak yaşayan, kılları uzun bir tür öküz, Tibet öküzü, Tibet sığırı (Bos grunniens).

LAPÇINAYAK

İri ve tabanı çok sert ayak.

SİBAKUSİYAK

Siyakusibak.

FINDIKLIKOYAK

Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YALANCIAYAK

Dizanteri amibi gibi, belirli bir biçimi olmayan birgözeli asalaklarda devim ve beslenme amacıyla ortaya çıkan protoplazma uzantısı.

ŞAKIBETAYAK

Halılarda bir kıyı motifi. (Yeşilova Aksaray Niğde).

SANDIKLIAYAK

Halı kenar süsü. (Yeşilova Aksaray Niğde).

KALDIRAYAK

Sinop ili, Erfelek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop ili, Yenikonak nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

PERİKARDİYAK

Kalp zarıyla ilgili olan. Kalp çevresinde, kalbi çevreleyen.

NİMFOMANYAK

Aşırı cinsel arzu gösteren dişi.

GALDURAYAK

Tüylü ve geniş yapraklı, kırmızı ve yeşil saplı yenen bir bitki.

AFRODİZYAK

Cinsel duyguları veya isteği uyaran veya artıran madde. Cinsel gücü artırıcı.

KIRDIRAYAK

Topallayarak yürüyen kişi.

HEMOFİLİYAK

Hemofiliden etkilenen hasta hayvan.

BAŞTANAYAK

İtaatsiz, söz dinlemez kimse: Ahmet ağanın çocuğu çok baştanayak.

NEFROKARDİYAK

Böbrek ve kalbe ait olan.

  -   -   -  

Anlamında YAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AHBAP

Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

AHİREN

Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AĞIMLI

Ağımı olan (ayak).

AFYONKEŞ

Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

AĞIRAYAK

Doğurması yakın (kadın).

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AHMAKÇA

Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.