Kelimeler arşivi içinde; başında "yam" olan, toplam 152 adet kelime bulunmaktadır. yam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAMANABİLMEK, YAMAYABİLMEK, YAMICIKKIRIK
YAMAÇLAŞMAK, YAMANABİLME, YAMANDIRMAK, YAMAŞTIRMAK, YAMAYABİLME
YAMAÇLAMAK, YAMAHÇILIH, YAMALANMAK, YAMANEYİSİ, YAMANLAMAK, YAMANNAMAH, YAMANYİĞİT, YAMAŞAKLIK, YAMPİRİLİK, YAMSILAMAK
YAMACILIK, YAMAÇALTI, YAMAÇBAŞI, YAMAÇDERE, YAMAÇTEPE, YAMAÇÜSTÜ, YAMAÇYOLU, YAMALAMAK, YAMALANIŞ, YAMALANMA, YAMALIKLI, YAMANDERE, YAMANKAYA, YAMANTÜRK, YAMANYURT, YAMDINMAK, YAMILTMAK, YAMRAŞMAK, YAMRILMAK, YAMRIŞMAK, YAMRULMAK, YAMSILMAK, YAMTINMAK, YAMUKLAMA, YAMYAMLIK
YAMAÇKÖY, YAMAÇLAR, YAMAÇOBA, YAMAÇOVA, YAMAKLIK, YAMALAMA, YAMALKAN, YAMALMAK, YAMANLAR, YAMANLIK, YAMANMAK, YAMANSOY, YAMAŞMAK, YAMATMAK, YAMÇISIZ, YAMILMAK, YAMINCAK, YAMIRLIK, YAMIŞGAN, YAMIŞMAK, YAMITMAK, YAMKUDUK, YAMPİRİK, YAMRAMAK, YAMRIMAK, YAMRULMA, YAMSALAK, YAMSAMAK, YAMSILAK, YAMŞALAK, Devamını Oku »»
YAMACIK, YAMAÇLI, YAMALAK, YAMALIH, YAMALIK, YAMALMA, YAMAMAK, YAMANER, YAMANLI, YAMANMA, YAMANÖZ, YAMANTI, YAMAŞAK, YAMAŞIK, YAMAŞUK, YAMATMA, YAMÇILI, YAMFİRİ, YAMIRÇA, YAMIŞIK, YAMPERİ, YAMPIRI, YAMPİRİ, YAMUKSU, YAMULMA, YAMURÇA, YAMURLU
YAMACI, YAMAÇE, YAMADI, YAMALI, YAMAMA, YAMBIR, YAMÇUK, YAMGIÇ, YAMPIR, YAMPİR, YAMPİŞ, YAMSUK, YAMŞAH, YAMŞAK, YAMYAM, YAMYAŞ
YAMAC, YAMAÇ, YAMAĞ, YAMAH, YAMAK, YAMAN, YAMAŞ, YAMBA, YAMÇI, YAMÇİ, YAMIÇ, YAMIK, YAMIR, YAMIZ, YAMKA, YAMKI, YAMOH, YAMPA, YAMRI, YAMRİ, YAMŞI, YAMUÇ, YAMUH, YAMUK, YAMUR, YAMUZ
YAMA, YAMI
YAM
YAM
Yağım. Okyanusya adalarında, Endonezya'da, Çin'de, Afrika'da, Güney ve Kuzey Amerika'da yetiştirilen yumru köklü, patatese benzer bitki (Yerlilerin beslenmesinde önemli bir yeri olan yam, evcilleştirilmiştir). At, menzil atı.
YAMANABİLME
Yamanabilmek işi.
YAMANLAMAK
Alay etmek. Kötülemek, hakkında fena söylemek.
YAMANDIRMAK
Yanaştırmak.
YAMICIKKIRIK
Topal, aksak.
YAMALANMAK
Yama ile onarılmak, yama vurulmak.
YAMANEYİSİ
Şalgam.
YAMANYİĞİT
Cesur, güçlü yiğit.
YAMANABİLMEK
Yamanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAMAÇLAMAK
Karşılamak. Karşılığını yapmak. Karşılaşmak, yüzyüze gelmek. Karşı gelmek.
YAMAŞTIRMAK
Ezmek, bükmek. Bir şeyi biçimsizce ortalıkta bırakmak. Bir tokatta yere yıkmak.
YAMANNAMAH
Ön kol kemiğinde şişkinlik oluşmak (öküz için).
YAMAHÇILIH
Çıraklık.
YAMAÇLAŞMAK
Karşılaşmak, yüzyüze gelmek. Yokuş, bayır durumuna gelmek. Yüz yüze gelmek.
YAMAYABİLMEK
Yamama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAMAYABİLME
Yamayabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞBOĞAZ
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.
BERZAH
Kıstak. Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
BALOTAJ
Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
BOYALI
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış. Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın).
ARASAT
Müslüman inanışına göre, kıyamet günü bütün ölülerin dirilip toplanacakları yer.
ANLAMAZLIK
Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.
BESNİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.
AYIKLANMA
Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.