Kelimeler arşivi içinde; başında "yan" olan, toplam 477 adet kelime bulunmaktadır. yan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YANITLANDIRILMAK
YANITLANDIRILMA, YANITLAYABİLMEK, YANSILAYABİLMEK, YANSIZLAŞTIRMAK
YANABİDİLDAMAK, YANDIMALAMADIM, YANIKARARASICA, YANITLANDIRMAK, YANITLAYABİLME, YANSILAYABİLME, YANSIZLAŞTIRMA, YANYÜZERGİLLER
YANARDAĞBİLİM, YANDURUNULMAK, YANILTABİLMEK, YANILTMACILIK, YANITLANDIRMA, YANSITABİLMEK, YANSITIMÖLÇER, YANSIYABİLMEK
YANAŞABİLMEK, YANGIRDATMAK, YANIKSAYVANT, YANILABİLMEK, YANILTABİLME, YANILTICILIK, YANKESİCİLİK, YANLIZÇAMLAR, YANSIMAÖNLER, YANSITABİLME, YANSITICILIK, YANSIYABİLME, YANSIZLAYICI, YANŞAKLANMAK, YANTUTMAZLIK
YANAKLANMAK, YANARÇIRAĞI, YANAŞABİLME, YANAŞDIRMAK, YANAŞTIRMAK, YANAZLANMAK, YANBEGİSİNE, YANBEĞİSİNE, YANBEYİSİNE, YANÇALAŞMAK, YANGILANMAK, YANGINALAYI, YANGINCILIK, YANGIRDAMAK, YANGULANMAK, YANIKTIRMAK, YANILABİLME, YANITLANMAK, YANITLAYICI, YANITSIZLIK, YANKAZLAMAK, YANKILANMAK, YANKILATMAK, YANKULANMAK, YANKULATMAK, YANLAMASINA, YANLIŞLIKLA, YANLIZPINAR, YANLIZSÖĞÜT, YANSILANMAK, Devamını Oku »»
YANABİLMEK, YANALANMAK, YANALLAMAK, YANARDÖNER, YANAŞDIRMA, YANAŞDUMAH, YANAŞIKLIK, YANAŞILMAK, YANAŞLAMAK, YANAŞTIRMA, YANAZLAMAK, YANBAĞACIK, YANBAĞDASI, YANBAŞINDA, YANBEDİREH, YANBEYSİNE, YANÇEYHMEK, YANGILANMA, YANGULANMA, YANIKÇAKIR, YANIKÇÖĞÜR, YANIKÇUKUR, YANIKKAVAL, YANIKKIŞLA, YANIKPINAR, YANIKSAMAK, YANILAŞMAK, YANILTMACA, YANILTMACI, YANIRDAMAK, Devamını Oku »»
YANABİLME, YANALERİK, YANAŞILMA, YANAVKURU, YANCILMAK, YANÇEKİCİ, YANDAĞIKI, YANDAKLIK, YANDAŞLIK, YANDIRASI, YANDIRMAK, YANDURMAK, YANGELMEK, YANGENGEÇ, YANGILMAH, YANGINLIK, YANĞİLMAK, YANĞÜNLÜH, YANIÇALMA, YANIÇBÖCÜ, YANIKAĞIL, YANIKDERE, YANIKIRIK, YANIKIZIL, YANIKKAYA, YANIKÖREN, YANILMACA, YANILSAMA, YANILTICI, YANILTMAÇ, Devamını Oku »»
YANAÇLAR, YANAĞAÇI, YANAKLIK, YANALMAK, YANALOBA, YANALYOL, YANANGAR, YANARAYI, YANARDAĞ, YANARGÜN, YANAŞLIK, YANAŞMAH, YANAŞMAK, YANATMAK, YANAZLIK, YANBAĞDI, YANBASAR, YANBASKI, YANBASTI, YANBÖLÜM, YANCIKLI, YANCILIK, YANCIMAK, YANCUCUK, YANÇALAN, YANÇALMA, YANDEMİR, YANDIRAN, YANDIRAZ, YANDIRMA, Devamını Oku »»
YANACAH, YANAÇLI, YANAKLI, YANALAK, YANALTI, YANARAK, YANARCA, YANARSU, YANASIN, YANAŞAK, YANAŞIH, YANAŞIK, YANAŞMA, YANATLI, YANBAŞI, YANBEGİ, YANBEĞİ, YANBERİ, YANBEYİ, YANBOLU, YANBÖCE, YANCACA, YANDERE, YANDIRA, YANDIŞI, YANEÇLİ, YANEŞLİ, YANEVRE, YANFİRİ, YANGALA, Devamını Oku »»
YANARA, YANARU, YANASI, YANAŞI, YANAZA, YANBAÇ, YANBAŞ, YANBEK, YANBEY, YANBOL, YANBUL, YANCAK, YANCIK, YANCUK, YANÇIH, YANDAA, YANDAH, YANDAK, YANDAN, YANDAŞ, YANDIK, YANDIM, YANDİL, YANDUK, YANDUZ, YANGAK, YANGAL, YANGAR, YANGAZ, YANGIÇ, Devamını Oku »»
YANAÇ, YANAH, YANAK, YANAL, YANAN, YANAR, YANAŞ, YANAT, YANAY, YANAZ, YANCA, YANCI, YANÇI, YANDA, YANEÇ, YANEŞ, YANGI, YANGU, YANĞI, YANIÇ, YANIK, YANIL, YANIM, YANIN, YANIR, YANIŞ, YANIT, YANIZ, YANİM, YANİŞ, Devamını Oku »»
YANA, YANE, YANI, YANİ, YANU
YAN
YAN
Bir şeyin ön, arka, alt ve üst dışında kalan bölümü, profil. Birlikte, beraberinde olma. İkinci derece olan. Üst. Tali. Savaş düzenindeki ordunun iki kanadından her biri. Üstte, altta, arkada veya önde olmayan. Bir denklemde "=" işaretiyle ayrılmış olan iki anlatımdan her biri. Futbol veya hentbolda, topun, alanın yan çizgileri dışına çıkması, taç. Sağ ve solun ortak adı, yön, taraf, cihet. Yer. Bir tarafa yönelerek. İstekleri karşıt olan iki kişiden veya topluluktan biri.
YANARDAĞBİLİM
Magmanın yeryüzüne ya da yeryüzü yakınına püskürmesi olaylarıyle ve bunlara ilişkin yapı, taşoluş, deprem ve yerbilim alanlarında araştırmalar yapan bilim dalı.
YANITLANDIRILMA
Cevaplandırılma.
YANITLANDIRMAK
Cevaplandırmak.
YANABİDİLDAMAK
Beyaz ısırgan otu, Lamium Amplexicule Labiate.
YANITLANDIRILMAK
Cevaplandırılmak.
YANSILAYABİLME
Yansılayabilmek işi.
YANSIZLAŞTIRMAK
Yansız duruma getirmek.
YANITLAYABİLME
Yanıtlayabilmek durumu.
YANSILAYABİLMEK
Yansılama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YANDURUNULMAK
Yakılmak.
YANSIZLAŞTIRMA
Yansızlaştırmak işi ya da durum. Asit veya alkali niteliğini yok etme, etkisiz hâle getirme, nötralizasyon.
YANIKARARASICA
Bir ilenç.
YANDIMALAMADIM
Desenli, çok renkli bir kadın kumaşı.
YANYÜZERGİLLER
Asalakbilimde, yaprak solucan arakonakçısı türleri dolayısıyle adı geçen, yaygın, vücudu bakışımsız, kemikli balıklar familyası. Balıklar (Aves) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (Acanthopterygii) alt takımından, yumurtadan çıkan yavruların vücuttan simetrili, büyüyünce gözün biri yukarı doğru yer değiştiren ve vücut yassılaşarak simetrisiz bir yapı gösteren, kuma gömülen ve gözlerinin bulunduğu bölge üste gelen, dünyanın her tarafına yayılmış, dil balığı (Solea vulgaris) ve kalkan balığı (Rhombus maximus) türleri iyi bilinen bir familya.
YANITLAYABİLMEK
Yanıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.