VEN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ven" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. ven ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ven ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ven olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

VENTROFLEKSİYO

13 harfli kelimeler

VENTROVERSİYO, VENTRİKULARİS

12 harfli kelimeler

VENESEKSİYON

11 harfli kelimeler

VENÜSÇARIĞI, VENTİLASYON, VENİPUNKTUR, VENĞİRDEMEK, VENGİRDEMEK, VENGİLDEMEK, VENTRİKULUS, VENEZUELALI

10 harfli kelimeler

VENTİLATÖR, VENOKLİZİS

9 harfli kelimeler

VENTRİKÜL, VENİLEMEK, VENEKTOMİ, VENEKTAZİ, VENTRALİS, VENOGRAFİ

8 harfli kelimeler

VENGİRTİ, VENEREAL, VENOTOMİ

7 harfli kelimeler

VENVENĞ, VENOZUS, VENDİRE

6 harfli kelimeler

VENTER, VENEER, VENULA

5 harfli kelimeler

VENÖZ, VENOM, VENKİ, VENİN, VENGE, VENÜL, VENÜS

4 harfli kelimeler

VENK, VENG, VENA

3 harfli kelimeler

VEN

Bazı kelimelerin anlamları

VEN

Toplardamar.

VENTRİKULARİS

Karıncığa ait olan.

VENİPUNKTUR

Damarın cerrahi delinmesi.

VENĞİRDEMEK

Köpek yavrusu ürümek, bağırmak.

VENTİLASYON

Kapalı bir yerdeki hava veya gazın temizlenmesi, yer değiştirmesi.

VENOKLİZİS

Toplardamar içine ilaçlı veya besleyici sıvı zerk edilmesi.

VENTİLATÖR

Kontrollü solunum cihazı.

VENTRİKULUS

Karıncık.

VENTROFLEKSİYO

Gebe döl yatağının aşağıya doğru dirseklenmesi.

VENEZUELALI

Venezuela halkından olan kimse.

VENESEKSİYON

Toplardamardan kan alma.

VENTRİKÜL

Karıncık.

VENGİRDEMEK

Küçük çocuk ağlamak. Köpek yavruları, bağırmak, ürümek. Can sıkan sözlerle gevezelik etmek.

VENTROVERSİYO

Gebe döl yatağının aşağıya doğru eğiminin artması.

VENGİLDEMEK

Canı yanan köpek acı acı ses çıkarmak.

VENÜSÇARIĞI

Salepgillerden, esmer kırmızımtırak renkte olan, çiçekleri çarığa benzeyen, güzel bir süs bitkisi (Ceypripedium calceolus).

  -   -   -  

Anlamında VEN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKSESUARCI

Aksesuar satan kimse. Aksesuar kullanmasını seven kimse. Aksesuarı hazırlayan kimse.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AVANTÜRİYE

Serüvene atılan, maceracı (erkek).

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AKREDİTİF

Güven yazısı. Kredi mektubu.

APOKRİF

Doğruluğuna güvenilmez söz ya da yazı.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

ARKALAMAK

Arkasına almak, yüklenmek. Bir kimseye güven vererek yardım etmek, destek olmak, korumak, müzaheret etmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ASAYİŞ

Bir yerin düzen ve güvenlik içinde bulunması durumu, düzenlilik, güvenlik.

ARTÇI

Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.

AVANTÜRİYER

Serüvene atılan, maceracı (kadın).

AMANNAME

İslam devletlerinde düşmana güvenlik içinde olduğunu bildirmek üzere verilen belge.

ASTİK

Pezevenk.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

ADAMSIZ

Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

ALATURKACI

Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.