Sonu VAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vay" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

TABANVAY, GILDIVAY

7 harfli kelimeler

AZDAVAY, TRAMVAY, DURAVAY

6 harfli kelimeler

ELAVAY, ELEVAY, TRAVAY, VAYVAY

5 harfli kelimeler

AZVAY, EYVAY, HAVAY, SEVAY, SUVAY

3 harfli kelimeler

VAY

Bazı kelimelerin anlamları

VAY

Şaşma anlatan bir söz. Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz. Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz.

HAVAY

Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

DURAVAY

Öyle mi anlamında şaşma ünlemi.

TABANVAY

Yayan.

AZVAY

Sarısabır.

ELEVAY

Beceriksiz, tembel, başıboş. Ahmak. Tembel, beceriksiz.

TRAVAY

At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer.

TRAMVAY

Şehirlerde yol üzerinde döşenmiş özel raylarda hareket eden yolcu taşıtı.

SEVAY

"Güzel sev" anlamında kullanılan bir isim".

EYVAY

Eyvah.

ELAVAY

Her şeye ağlayan, küsen, bağıran çağıran kişi. Söz götürüp getiren kişi. Beceriksiz, tembel, başıboş.

GILDIVAY

Tırpanların sapında bulunan tutacak yer: Tırpanın gıldıvayı kırılmış.

AZDAVAY

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

SUVAY

Bekâr, tek, eşsiz, çocuksuz.

VAYVAY

Kulpsuz iri fincan. Şubat ayı içindeki don süresi. Ankara kenti, Şereflikoçhisar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında VAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVALIK

Davayı gerektiren. Dava konusu olan.

CIVADRA

Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.

DİNAMİTLEMEK

Dinamitle havaya uçurmak. Bir girişimi, bir kuruluşu engelleyici, yıkıcı davranışta bulunmak.

DİNAMİTLENMEK

Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.

BOŞALTAÇ

Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

BURJUVACA

Burjuva gibi, burjuvaya yakışan. (burjuva'ca) Burjuvaya yakışan bir biçimde.

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

ÇIKRIK

Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

BRE

"Ey, hey" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Tekrarlanan iki emir kipi arasına getirilerek işin sürekliliğini anlatan bir söz. Şaşkınlık, coşku anlatan bir seslenme sözü. "Vay" anlamında şaşma bildiren bir seslenme sözü. "Be" yerine kullanılan bir seslenme sözü.

ANKASTRE

Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

BEDAVADAN

Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

BERHAVA

Havaya atılmış, uçurulmuş. Yararsız, boş.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.