VEC ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "vec" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. vec ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu vec ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vec olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

VECAHETTİN

7 harfli kelimeler

VECAHET, VECHİYE

6 harfli kelimeler

VECİBE, VECTLİ, VECİZE, VECİHİ, VECİHE, VECDET

5 harfli kelimeler

VECİH, VECHİ, VECDİ, VECİT, VECİZ

4 harfli kelimeler

VECT, VECA

3 harfli kelimeler

VEC

Bazı kelimelerin anlamları

VEC

Umur.

VECTLİ

Coşkun.

VECİHİ

Güzellik, hoşlukla ilgili.

VECHİ

Yüzle ilgili, yüze ait.

VECAHET

Güzel yüzlülük, gösterişlilik, güzel yüz. Saygınlık.

VECİH

Yüz, çehre.

VECİZ

Kısa ve etkili (ifade, söz).

VECAHETTİN

Dinin yüceliği, onuru.

VECİHE

Güzel, hoş.

VECDET

Zenginlik, varsıllık.

VECHİYE

Yüze ait, yüzle ilgili.

VECDİ

Coşkunlukla ilgili, coşkunlukla oluşan.

VECT

Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme, esrime.

VECİT

Bir şeyin güzelliği karşısında kendini kaybedecek dereceye gelmek, coşkulanmak. Tanrı sevgisinden dolayı duyulan coşkunluk, sevinç.

VECİBE

Ödev, boyun borcu.

VECİZE

Özdeyiş.

  -   -   -  

Anlamında VEC bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VEC geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞEFKATLİ

Sevecen. Sevecen bir biçimde.

SARBANBAŞI

Padişahların develerine bakan devecilerin başı.

BABACANCA

Sevecen, cana yakın. Sevgi ve sevecenlikle, cana yakın olarak.

SARBANLIK

Devecilik.

ESRİMEK

Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.

ŞEFKAT

Sevecenlik.

ÇERÇEVECİLİK

Çerçevecinin yaptığı iş.

ŞEFİK

Sevecen, şefkatli, müşfik.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ÖZDEYİŞ

Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz, vecize, ülger, kelamıkibar, aforizm, aforizma, motto.

SARBAN

Deveci.

LAKONİK

Kısa ve özlü (söz), veciz.

ÖDEV

Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe. Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma.

İNANMAK

Bir şeyi doğru olarak benimsemek. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek. Kanarak aldanmak. İman etmek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.

BORÇ

Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

DEVECİLİK

Devecinin yaptığı iş. Deveci olma durumu. Deve kervanını gütme işi, sarbanlık.

BUĞDAYCIL

Bataklık yerlerde, patates, pancar tarlalarında yaşayan göçücü bir kuş (Luscinia svecica cyanecula).

MÜŞFİK

Sevecen.

ACELECİLİK

Aceleci olma durumu, ivecenlik.