Kelimeler arşivi içinde; başında "veh" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. veh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu veh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde veh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VEHMETTİRMEK
VEHMETTİRME
VEHMETMEK
VEHMETME, VEHLETEN
VEHBİYE, VEHEMET, VEHİMLİ
VEHDET, VEHLEM
VEHŞİ, VEHİP, VEHİM, VEHEY, VEHBİ
VEHA
VEH
VEH
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.
VEHMETTİRME
Vehmettirmek işi.
VEHBİ
Tanrı bağışı olan.
VEHDET
Arapça kökenli vahdet: vahdet; Vahdettin.
VEHLEM
Merhem, em.
VEHMETMEK
Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak.
VEHLETEN
İlk anda. Ansızın.
VEHİM
Kuruntu.
VEHİP
Bağışlama, bağış, vergi.
VEHMETME
Vehmetmek işi.
VEHBİYE
Tanrı bağışı olan.
VEHMETTİRMEK
Vehmetme işini yaptırmak.
VEHŞİ
Arapça kökenli vahşi: vahşi.
VEHEMET
Arapça kökenli vahâmet: vahamet.
VEHİMLİ
Vehim içinde olan, vehme kapılan.
VEHEY
Keçi sürüsünü götürürken çobanların kullandığı ünlem.
Bu bölümde tanımı içerisinde VEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
KAHVECİASKISI
Kahvehanelerde çay, kahve ve diğer içilecek nesneleri taşımak için kullanılan saplı tepsi. (Bursa).
KURUNTULU
Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, vesveseli, mütevehhim.
KURUNTU
Yanlış ve yersiz düşünce, evham. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese.
ÖREÇE
Kahvehanedeki yüksek sedir.
GAZİNO
Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri. Büyük kahvehane ve birahane.
KAVE
Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.
KAHVEHANECİLİK
Kahvehanecinin yaptığı iş.
KAFEŞANTAN
İçkili, çalgılı kahvehane.
OTURUK
Gazino, kahvehane.
TAKILMAK
Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.
KIRAATHANE
Kahve, kahvehane. Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane.
TOSUNNUK
Cezaevi, kahvehanelerde gizli oyun yeri.
KAHVE
Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.
GARSON
Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.
KAHVEHANECİ
Kahvehane işleten kimse.
BIDIRGI
Vehim, vesvese, kuruntu.
KAĞVE
Kahve, kahvehane.