VEH ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "veh" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. veh ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu veh ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde veh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

VEHMETTİRMEK

11 harfli kelimeler

VEHMETTİRME

9 harfli kelimeler

VEHMETMEK

8 harfli kelimeler

VEHMETME, VEHLETEN

7 harfli kelimeler

VEHBİYE, VEHEMET, VEHİMLİ

6 harfli kelimeler

VEHDET, VEHLEM

5 harfli kelimeler

VEHŞİ, VEHİP, VEHİM, VEHEY, VEHBİ

4 harfli kelimeler

VEHA

3 harfli kelimeler

VEH

Bazı kelimelerin anlamları

VEH

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

VEHEY

Keçi sürüsünü götürürken çobanların kullandığı ünlem.

VEHİM

Kuruntu.

VEHEMET

Arapça kökenli vahâmet: vahamet.

VEHBİ

Tanrı bağışı olan.

VEHİP

Bağışlama, bağış, vergi.

VEHBİYE

Tanrı bağışı olan.

VEHDET

Arapça kökenli vahdet: vahdet; Vahdettin.

VEHMETME

Vehmetmek işi.

VEHMETMEK

Yersiz korkuya, kuşkuya düşmek, kuruntuya kapılmak, evhamlanmak.

VEHLETEN

İlk anda. Ansızın.

VEHLEM

Merhem, em.

VEHİMLİ

Vehim içinde olan, vehme kapılan.

VEHŞİ

Arapça kökenli vahşi: vahşi.

VEHMETTİRME

Vehmettirmek işi.

VEHMETTİRMEK

Vehmetme işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında VEH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KURUNTU

Yanlış ve yersiz düşünce, evham. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

KAHVECİASKISI

Kahvehanelerde çay, kahve ve diğer içilecek nesneleri taşımak için kullanılan saplı tepsi. (Bursa).

KAHVEHANECİLİK

Kahvehanecinin yaptığı iş.

BIDIRGI

Vehim, vesvese, kuruntu.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

KAHVE

Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.

GARSON

Lokanta, pastane, kahvehane vb. yerlerde müşterilere hizmet eden kimse.

KAHVEHANECİ

Kahvehane işleten kimse.

KURUNTULU

Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, vesveseli, mütevehhim.

KIRAATHANE

Kahve, kahvehane. Müşterilerinin okumaları için gazete, dergi ve kitap bulunduran geniş, temiz ve iyi döşenmiş kahvehane.

TOSUNNUK

Cezaevi, kahvehanelerde gizli oyun yeri.

OTURUK

Gazino, kahvehane.

KAĞVE

Kahve, kahvehane.

ÖREÇE

Kahvehanedeki yüksek sedir.

KAFEŞANTAN

İçkili, çalgılı kahvehane.

GAZİNO

Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri. Büyük kahvehane ve birahane.

KAVE

Avanak, manyak. Kahvehane (bk: gave). Kahvehane.