Kelimeler arşivi içinde; başında "vay" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. vay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VAYVAYÇANAĞI
VAYVAYCILIK, VAYIFSANMAK
VAYBABAMCI, VAYINSAMAK, VAYVAYTAVU, VAYVAYKABI
VAYVİLLİM
VAYVAYCI, VAYVASIL, VAYVAYLI
VAYŞÜEN
VAYIYO, VAYDİK, VAYSAL, VAYANG, VAYVAY
VAYRA, VAYKİ, VAYİZ, VAYİŞ, VAYIŞ
VAYA
VAY
VAY
Şaşma anlatan bir söz. Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz. Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz.
VAYVAYTAVU
Ekim için en uygun zaman.
VAYVAYCI
Yaygaracı.
VAYIYO
Ihlamura benzeyen, daha ufak boyda bir ağaç.
VAYVİLLİM
Çığlık, gürültü.
VAYDİK
Don.
VAYVASIL
İşi abartma. Kavga, gürültü çıkarma.
VAYVAYKABI
Tez kırılacak, cam ve benzerleri nesne.
VAYVAYÇANAĞI
Tez kırılacak, cam ve benzerleri nesne.
VAYIFSANMAK
Üzülmek, hayıflanmak: Yüzüğünüzün bizim evde yittiğine çok vayıfsandım.
VAYVAYCILIK
Yaygaracılık.
VAYSAL
Edirne şehrinde, Lalapaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
VAYVAYLI
Osmaniye kenti, Kadirli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
VAYŞÜEN
Topluca ağlaşma, sızlanma.
VAYBABAMCI
Kalabalıkta hızla çarptığı kişiye kazayla çarptığını söyleyip özür dilerken karşısındakinin cüzdanını çekip alan kimse.
VAYINSAMAK
Söylenen sözü yineleyerek alay etmek, eğlenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOŞALTAÇ
Bir kabın içindeki havayı boşaltmaya yarayan araç, hava boşaltma makinesi, boşluk tulumbası.
ARŞE
Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.
ÇELİK
Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).
DİKMEK
Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.
BACA
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
DİNAMİTLENMEK
Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
ANKASTRE
Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).
BEDAVADAN
Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.
BRE
"Ey, hey" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Tekrarlanan iki emir kipi arasına getirilerek işin sürekliliğini anlatan bir söz. Şaşkınlık, coşku anlatan bir seslenme sözü. "Vay" anlamında şaşma bildiren bir seslenme sözü. "Be" yerine kullanılan bir seslenme sözü.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
BERHAVA
Havaya atılmış, uçurulmuş. Yararsız, boş.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
DİNAMİTLEMEK
Dinamitle havaya uçurmak. Bir girişimi, bir kuruluşu engelleyici, yıkıcı davranışta bulunmak.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
DAVALIK
Davayı gerektiren. Dava konusu olan.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
BURJUVACA
Burjuva gibi, burjuvaya yakışan. (burjuva'ca) Burjuvaya yakışan bir biçimde.
CIVADRA
Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.