Sonu VANA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vana" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vana ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vana olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vana olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

PIRAZVANA

8 harfli kelimeler

PARAVANA, KARAVANA, ZIRAVANA, KIRAVANA, HARAVANA

7 harfli kelimeler

DIRVANA, DİRVANA, KARVANA

6 harfli kelimeler

ZUVANA, ZİVANA, TUVANA, TAVANA, KAVANA, HAVANA, DİVANA, ARVANA, ZIVANA, TÜVANA, SAVANA

5 harfli kelimeler

AVANA

4 harfli kelimeler

VANA

Bazı kelimelerin anlamları

VANA

Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf.

TAVANA

Mutfak.

KIRAVANA

Aba kumaşından yapılan şalvar.

DİRVANA

Yağ ve ayran yapmaya yarayan yayık. Güvercin büyüklüğünde gri renkli göçmen bir kuş.

ZİVANA

Değirmen bendine suyun çıktığı yer.

DIRVANA

Yayık. Çobanların süt sağdıkları iki kulplu çinko kap.

KARVANA

Karavana.

TUVANA

Güçlü, kuvvetli.

KAVANA

Ağaçtan oyulmuş kapaklı kavanoz.

ZIRAVANA

İriyarı.

PIRAZVANA

Kılıç, bıçak vb. saplı şeylerin sap içinde kalan bölümü.

ZUVANA

Zıvana.

HAVANA

Gökkuşağı.

HARAVANA

Tencere.

KARAVANA

Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.

PARAVANA

Paravan.

  -   -   -  

Anlamında VANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

DİNÇ

Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde.

KAPAK

Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

BEHİMİ

Hayvanca, hayvana yakışır bir biçimde olan (duygu).

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

ÇULLAMAK

Hayvana çul örtmek. Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak.

AVANAKÇA

Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.

KERES

Büyük ve derin karavana.

KAÇIK

İlmeği kaçmış (çorap vb.). Çorabın ilmeği kaçmış yeri. Bir yana kaçmış, kaymış. Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız.

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

KAŞAĞILAMAK

Tımar etmek için hayvana kaşağı sürmek.

ENAYİ

Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

BÖN

Budala, saf, avanak, ahmak.

AVANAKLIK

Avanak olma durumu, avanakça davranış.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.