İçinde VANA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vana" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ZIVANABIÇKISI

12 harfli kelimeler

SIVANABİLMEK

11 harfli kelimeler

CİVCİVANASI, PEHLİVANANE, SIVANABİLME

10 harfli kelimeler

TAVANARASI, VARAVANASI, YAYVANAĞIZ, TAVANALASI, KARAVANACI

9 harfli kelimeler

ZIVANASIZ, PIRAZVANA, KOVANAĞZI, AVANAKLIK, KERVANAŞI

8 harfli kelimeler

AVANAKÇA, KIRAVANA, HARAVANA, ZIVANALI, VANADYUM, ZIRAVANA, PARAVANA, KARAVANA, HAYVANAT

7 harfli kelimeler

SIVANAK, YUVANAK, ZUVANAK, GAVANAK, DİRVANA, DIRVANA, BUVANAK, KARVANA

6 harfli kelimeler

TUVANA, AVANAK, ZUVANA, ZİVANA, SAVANA, TÜVANA, ZIVANA, ARVANA, UVANAK, AVANAĞ, AVANAH, TAVANA, DİVANA, HAVANA, KAVANA

5 harfli kelimeler

AVANA

4 harfli kelimeler

VANA

Bazı kelimelerin anlamları

VANA

Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf.

KOVANAĞZI

Siirt ili, Doğanca nahiyesine bağlı bir yer.

ZIVANABIÇKISI

Pencerenin çerçeve tahtasına geçme açan testere. (Aksaray Niğde).

CİVCİVANASI

Yüzük parmağı.

YAYVANAĞIZ

Boşboğaz, gereksiz konuşan.

VARAVANASI

Eni sonu, olup olacağı: Askerliğin varavarası iki yıl.

TAVANALASI

Keçe göbek motifi. (Yalvaç Isparta).

TAVANARASI

Dolapların üst bölümü.

SIVANABİLMEK

Sıvanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

AVANAKLIK

Avanak olma durumu, avanakça davranış.

KARAVANACI

Karavanayı taşıyan asker. Hedef tahtasını vuramayan kimse.

PIRAZVANA

Kılıç, bıçak vb. saplı şeylerin sap içinde kalan bölümü.

KERVANAŞI

Kuru ekmek, yağ, soğanla yapılan, üstüne sumak dökülerek yenen bir çeşit yemek.

PEHLİVANANE

Pehlivanca.

ZIVANASIZ

Zıvanası olmayan. Kaçık.

SIVANABİLME

Sıvanabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında VANA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

KÜRATÖR

Müze, kütüphane, sergi, hayvanat bahçesi vb.ni yöneten ve etkinliklerini düzenleyen yetkili kimse.

KAPAK

Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne. Kitap, defter vb.nin en üstüne geçirilen kılıf. Biçilen ağaç kütüklerinin iki yanından çıkan, düzgün olmayan tahta. Zıvanada iki dış yan parça. Dolap, sandık vb.ni örtmeye yarayan parça.

KAŞAĞILAMAK

Tımar etmek için hayvana kaşağı sürmek.

DİNÇ

Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde.

MASURA

Koni veya silindir biçiminde olup üzerine şerit, iplik vb. sarılan, karton, tahta, plastik vb.nden yapılmış olan araç. Çeşme zıvanası. Bir akarsu ölçü birimi.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

ENAYİ

Fazla bön, avanak, et kafalı, budala.

BEHİMİ

Hayvanca, hayvana yakışır bir biçimde olan (duygu).

AVANAKÇA

Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.

KERES

Büyük ve derin karavana.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

ÇULLAMAK

Hayvana çul örtmek. Fırtınalı denizde dalgalar güverteye su atmak.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

BÖN

Budala, saf, avanak, ahmak.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

KAÇIK

İlmeği kaçmış (çorap vb.). Çorabın ilmeği kaçmış yeri. Bir yana kaçmış, kaymış. Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız.

LAMBRİ

Bir yapının iç duvar kaplaması. Tavana yapılmış olan ahşap kaplama.

ÇIĞ

Dağın bir noktasından kopup yuvarlanan ve yuvarlandıkça büyüyen kar kümesi. Bölme veya paravana.