VALA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "vala" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. vala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu vala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VALA

İpekten dokunmuş, ince başörtüsü. İnce, renkli, ipekli değerli kumaş. İpekten dokunan yorgan, yatak yüzü. El tezgâhında dokunan yünlü kumaş. Yünden dokunmuş yorgan yüzü. Pamuklu dokuma, revendük. Dut toplarken yere serilen yaygı. İnce tel elek. Bir duvarcı aracı, mala. Yufka. Baklava yufkası. İpek başörtüsü. Yün dokuma kumaş ya da kendir yatak, yorgan yüzü. Üstüne kilim geçirilmiş büyük yorgan: Volanın altına gir de yat. Vallahi, bk. valıhi. Vallahi. Vallahi, bk. valla, vallah. Başörtüsü, ince kumaş. Şanı yüce, şanlı.

VALASİKLOVİR

Antiviral etkinliğe sahip olan ve zehirli etkileri çok az olan ilaç.

VALAHİ

Vallahi, bk. vala.

VALAŞAN

Şanı yüce, şanlı.

  -   -   -  

Anlamında VALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

KADI

Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

ANALIKIZLI

Yuvalama.

DAVALAŞMA

Davalaşmak durumu.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

ÇUVALLAMAK

Çuvala doldurmak. Başaramamak.

BASILA

Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.

BEDAVALAŞMA

Bedavalaşmak durumu.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

HAVALANDIRILMAK

Havalandırma işi yapılmak.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

HAVALANDIRMAK

Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.

DUMAN

Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

IZGARA

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

HAVALANMA

Havalanmak işi.

GÜDELEMEK

Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.