Kelimeler arşivinde; içinde "vale" olan, toplam 19 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vale bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vale ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vale olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KUADRİVALENT, TUVALETÇİLİK
HAVALENAME, FENVALERAT
UNİVALENT, TRİVALENT, PREVALENS, TUVALETÇİ
HAVALELİ, BİVALENT
TUVALET, TÜVALET
KAVALE, ŞÖVALE, NEVALE, HAVALE
VALET, VALEZ
VALE
VALE
İskambil kâğıtlarında bacak. Otellerde görevli acemi ve genç eleman.
TUVALET
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.
TÜVALET
Tuvalet, hela.
TUVALETÇİLİK
Tuvaletçi olma durumu.
HAVALELİ
Havalesi olan. Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan.
BİVALENT
Sentromeri ile henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup; mayozda kiyazma ile bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom. Sentromeriyle henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan yapı. Mayozda kiyazmayla bir arada tutulan kendini eşlemiş iki homolog kromozom.
KUADRİVALENT
Heterozigot resiprokal translokasyon taşıyan bir bireyde dört homolog kromozomun mayozda bir araya gelmesi ile oluşan yapı.
TRİVALENT
Mayozun birinci bölünmesinde diploten ve metafaz arasında kiyazma ile üç kromozomun bir arada tutulması ile olan birlik.
PREVALENS
Yaygınlık.
HAVALENAME
Havale.
UNİVALENT
Sinaptik eşi olmayan, mayoz bölünme esnasında görülen tek kromozom.
NEVALE
Azık.
TUVALETÇİ
Tuvalet işleten kimse.
FENVALERAT
Sarı renkli, sıvı halde, piretroid grubu bileşiklerin en zehirlisi, kulak tasması hâlinde sinek, pire ve kenelere karşı kullanılan bir parazit öldürücü ilaç.
KAVALE
Kapı ve pencere çerçevelerinin birleşme yerlerine çakılan ağaç çivi. (Yalvaç Isparta).
ŞÖVALE
Ressam sehpası.
Bu bölümde tanımı içerisinde VALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYAKYOLU
Tuvalet.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.
KENEF
Tuvalet. Pis, berbat.
FATURALAMAK
Bir malın faturasını düzenlemek. Bir suçu birinin üzerine yüklemek. Ödemeyi bir kuruluşa ve kişiye havale etmek. Bir görevi birine yerine getirmesi için vermek.
HAVALE
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.
MANDAPOST
Posta havalesi.
KADEMHANE
Tuvalet.
ABDESTHANE
Tuvalet.
FANTİ
İskambil oyunlarında oğlan, bacak veya vale adlarıyla bilinen kâğıt.
MEMİŞHANE
Tuvalet.
KUBUR
Tuvalet deliğinden lağıma inen boru. Bir tür tabanca, dolma tabanca. Boru biçiminde kap.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
KLOZET
Alafranga tuvalet.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
GÖÇERMEK
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.
HELA
Tuvalet.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
AZIK
Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.