Kelimeler arşivi içinde; başında "vale" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. vale ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vale ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vale olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VALE
İskambil kâğıtlarında bacak. Otellerde görevli acemi ve genç eleman.
VALEZ
Fransızca kökenli valise: valiz; bavul.
VALET
Fransız bulvar tiyatrosunda kurnaz, dolapçı uşak tipi.
Bu bölümde tanımı içerisinde VALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HELA
Tuvalet.
KADEMHANE
Tuvalet.
FATURALAMAK
Bir malın faturasını düzenlemek. Bir suçu birinin üzerine yüklemek. Ödemeyi bir kuruluşa ve kişiye havale etmek. Bir görevi birine yerine getirmesi için vermek.
KUBUR
Tuvalet deliğinden lağıma inen boru. Bir tür tabanca, dolma tabanca. Boru biçiminde kap.
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.
FANTİ
İskambil oyunlarında oğlan, bacak veya vale adlarıyla bilinen kâğıt.
AZIK
Gereken yiyecek ve içecek şeyler, nevale.
AYAKYOLU
Tuvalet.
HAVALE
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.
KENEF
Tuvalet. Pis, berbat.
GÖÇERMEK
Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek. Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.
HAVALENAME
Havale.
LAVABO
Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.
ABDESTHANE
Tuvalet.
KLOZET
Alafranga tuvalet.
HAVALELİ
Havalesi olan. Gereğinden çok yüksek, yıkılacak gibi olan.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
BİDE
Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.