İçinde VALA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vala" olan, toplam 102 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vala bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vala ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vala olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

HAVALANDIRABİLMEK

16 harfli kelimeler

HAVALANDIRABİLME

15 harfli kelimeler

HAVALANDIRILMAK

14 harfli kelimeler

HAVALANABİLMEK, HAVALANDIRILMA, HAVALANDIRMACI, HAVALANDIRMALI, KOVALAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

HAVALANDIRMAK, HAVALANABİLME, HAVALANDIRICI, KAVALABARDAĞI, KOVALAYABİLME

12 harfli kelimeler

BEDAVALAŞMAK, HAVALANDIRMA, VALASİKLOVİR

11 harfli kelimeler

BEDAVALAŞMA, HELVALAŞMAK

10 harfli kelimeler

DAVALAŞMAK, HAVALANMAK, KOVALANMAK, YUVALANMAK, ZIRVALAMAK, HELVALAŞMA, KOVALAMACA, KOVALAŞMAK, KOVALATMAK, TUVALANMAK, YAVALANMAK, YUVALAMACA

9 harfli kelimeler

CAVALACOZ, DAVALAŞMA, HAVALANMA, KOVALAMAK, KOVALANIŞ, KOVALANMA, KOVALAYIŞ, OVALANMAK, OVALATMAK, SIVALAMAK, YUVALAMAK, YUVALANMA, ZIRVALAMA, CIVALAMAK, CİVALAMAK, GAVALAMAK, GOVALAMAK, GUVALAMAK, HAVALAMAK, KAVALAMAK, KOVALATMA, KUVALAMAK, PREVALANS, ŞAVALAMAK, URVALAMAK

8 harfli kelimeler

KOVALAMA, OVALAMAK, OVALANMA, OVALATMA, SIVALAMA, YUVALAMA, GAVALATA, GOVALAMA, HAVALACI, KAVALAMA, OVALAMAÇ, TAVALAMA, UVALAMAK

7 harfli kelimeler

OVALAMA, ŞAVALAK, AYVALAR, BİVALAN, CİVALAK, GAVALAK, GOVALAK, GUVALAK, HASVALA, HAVALAK, KAVALAK, KOVALAK, KUVALAK, SAVALAK, SOVALAK, VALAŞAN, YUVALAH, YUVALAK, YUVALAR

6 harfli kelimeler

ALVALA, AVALAH, AVALAK, BAVALA, BUVALA, HAVALA, KAVALA, OVALAK, SOVALA, VALAHİ, ZAVALA, ZIVALA, ZUVALA

5 harfli kelimeler

OVALA

4 harfli kelimeler

VALA

Bazı kelimelerin anlamları

VALA

İpekten dokunmuş, ince başörtüsü. İnce, renkli, ipekli değerli kumaş. İpekten dokunan yorgan, yatak yüzü. El tezgâhında dokunan yünlü kumaş. Yünden dokunmuş yorgan yüzü. Pamuklu dokuma, revendük. Dut toplarken yere serilen yaygı. İnce tel elek. Bir duvarcı aracı, mala. Yufka. Baklava yufkası. İpek başörtüsü. Yün dokuma kumaş ya da kendir yatak, yorgan yüzü. Üstüne kilim geçirilmiş büyük yorgan: Volanın altına gir de yat. Vallahi, bk. valıhi. Vallahi. Vallahi, bk. valla, vallah. Başörtüsü, ince kumaş. Şanı yüce, şanlı.

HAVALANDIRICI

Kapalı bir yerin sürekli ve doğal olarak havalandırılmasını sağlayan alet veya düzen.

KAVALABARDAĞI

Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.

HAVALANDIRMACI

Havalandırma işini yapan görevli kimse.

HAVALANABİLMEK

Havalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAVALANDIRMAK

Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.

HAVALANDIRMA

Kapalı bir yerin havasını değiştirmek amacıyla dışarıdan temiz hava girişini veya çeşitli araçlarla hava akımını sağlama işlemi. Herhangi bir şeyi açık havada bir süre bırakma.

HAVALANDIRMALI

Havalandırması olan. Havalandırma cihazı bulunan.

KOVALAYABİLME

Kovalayabilmek işi.

KOVALAYABİLMEK

Kovalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEDAVALAŞMAK

Bedava duruma gelmek.

HAVALANDIRABİLMEK

Havalandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

HAVALANDIRILMA

Havalandırılmak işi.

HAVALANABİLME

Havalanabilmek işi.

HAVALANDIRABİLME

Havalandırabilmek işi.

HAVALANDIRILMAK

Havalandırma işi yapılmak.

  -   -   -  

Anlamında VALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

KADILIK

Kadı olma durumu. Bir kadının davalarına baktığı il sınırları içindeki bölge. Kadının görevi.

BEDAVALAŞMA

Bedavalaşmak durumu.

IZGARA

Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.

FIRILDAK

Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

HUKUK

Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü, tüze. Haklar. Bu yasaları konu alan bilim. Yasaların ceza ile ilgili olmayıp alacak verecek vb. davaları ilgilendiren bölümü. Ahbaplık, dostluk.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

BASILA

Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.

ANALIKIZLI

Yuvalama.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

DAVALAŞMA

Davalaşmak durumu.

GÜDELEMEK

Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.

HAVALANMA

Havalanmak işi.

KAKMA

Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.

ÇUVALLAMAK

Çuvala doldurmak. Başaramamak.

DUMAN

Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan değişik renklerde gaz. Kötü, yaman. Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık. Esrar.

KADI

Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.