Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uş" olan, toplam 389 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AŞIRISOĞUTULMUŞ
KAYADİBİÇAVUŞ
MALUMATFURUŞ, ARSLANDOĞMUŞ, ÇÖPLÜAVUTMUŞ, ŞİREMİRÇAVUŞ, YUKARIDURMUŞ
DONDURULMUŞ, AŞAĞIDURMUŞ, KURŞUNÇAVUŞ, KUYRUKLUKUŞ, MAHMUTÇAVUŞ, YUKARIÇAVUŞ
AŞAĞIÇAVUŞ, BÜYÜKÇAVUŞ, CIRTLIKKUŞ, DOKUZÇAVUŞ, GÜNEDOĞMUŞ, HALİLÇAVUŞ, HASANÇAVUŞ, İBİYHLİGUŞ, KURTDOĞMUŞ, SAMSAÇAVUŞ, ŞİRİNÇAVUŞ, TAHTALIKUŞ, TAHTAPAPUŞ, TAKGALIGUŞ, TAKKALIKUŞ, TOPALÇAVUŞ, TOPRAKOLUŞ, YARANBOĞUŞ, YİĞİTÇAVUŞ
CUŞUHURUŞ, GÜNDOĞMUŞ, AKÇAÇAVUŞ, AKYALAVUŞ, BEYDOĞMUŞ, BİREYOLUŞ, ÇATDANKUŞ, ÇATLANKUŞ, ÇILDURMUŞ, EŞDAĞOLUŞ, GALLANGUŞ, GALLENGUŞ, GARLANGUŞ, HÜPBÜKKUŞ, KALLENKUŞ, KARAÇAVUŞ, KARAKURUŞ, KARAYOKUŞ, KARLANKUŞ, KOCAÇAVUŞ, KOCAYOKUŞ, KURTULMUŞ, MERZENGUŞ, ORTAÇAVUŞ, ORTAKONUŞ, ORTAYOKUŞ, SARIÇAVUŞ, SAVRUKMUŞ, TANDOĞMUŞ, TARABULUŞ, Devamını Oku »»
BAŞÇAVUŞ, DOLDURUŞ, DURDURUŞ, KAHROLUŞ, KAVRULUŞ, KAYBOLUŞ, KURTULUŞ, KUSTURUŞ, SAVRULUŞ, SAVURTUŞ, SOMURTUŞ, TEVAHHUŞ, TUTTURUŞ, TUTULMUŞ, ÜSTÇAVUŞ, AKDOĞMUŞ, AKDURMUŞ, ALAÇAVUŞ, AVUTULUŞ, AYDOĞMUŞ, BAVLUMUŞ, BAVRUMUŞ, BOZÇAVUŞ, BOZDURUŞ, CALGAVUŞ, CEKCEKUŞ, ÇALKAVUŞ, DOĞANKUŞ, DOMBULUŞ, DURULMUŞ, Devamını Oku »»
BOZULUŞ, DOĞURUŞ, DOKUNUŞ, DOKUYUŞ, DOYURUŞ, KARAKUŞ, KAVURUŞ, KORUYUŞ, KUDURUŞ, KURULUŞ, KURUTUŞ, KURUYUŞ, OTURMUŞ, SAVUNUŞ, SOĞURUŞ, SOĞUTUŞ, SOĞUYUŞ, SOKULUŞ, SOLUYUŞ, SOYUNUŞ, SUNULUŞ, TUTULUŞ, TUTUNUŞ, VAROLUŞ, VURULUŞ, AKYOKUŞ, BOĞULUŞ, DEFOLUŞ, FERAMUŞ, GALAMUŞ, Devamını Oku »»
BAYKUŞ, BERDUŞ, DOLMUŞ, DOYMUŞ, KARTUŞ, KOKMUŞ, MAĞŞUŞ, MATRUŞ, MEFRUŞ, OKUMUŞ, OKUNUŞ, OKUTUŞ, OKUYUŞ, OTURUŞ, OYULUŞ, SERPUŞ, UYUYUŞ, ALAKUŞ, AVUTUŞ, BAYGUŞ, BELMUŞ, BEYGUŞ, BOZKUŞ, CAMBUŞ, DİLHUŞ, DURMUŞ, GODDUŞ, GONGUŞ, GUGGUŞ, GURBUŞ, Devamını Oku »»
AKKUŞ, BİHUŞ, BULUŞ, ÇAVUŞ, DOĞUŞ, DOLUŞ, DOYUŞ, DURUŞ, DUYUŞ, FUHUŞ, KOĞUŞ, KOKUŞ, KONUŞ, KOVUŞ, KURUŞ, OLMUŞ, RÖTUŞ, SOKUŞ, SOLUŞ, SOYUŞ, SUNUŞ, SUSUŞ, TUTUŞ, VURUŞ, YOKUŞ, ALGUŞ, ALKUŞ, AVKUŞ, BAGUŞ, BAPUŞ, Devamını Oku »»
AGUŞ, OLUŞ, OYUŞ, UÇUŞ, ABUŞ, APUŞ, AVUŞ, ODUŞ, OGUŞ, OĞUŞ, OKUŞ, OMUŞ, ONUŞ, ORUŞ, TAUŞ, UKUŞ, URUŞ
DUŞ, HUŞ, KUŞ, MUŞ, TUŞ, CUŞ, ÇUŞ, FUŞ, GUŞ, PUŞ, SUŞ, VUŞ
UŞ
UŞ
Şaşkınlık, imrenme, üzüntü bildirir bir ünlem. Kötü. Us, akıl. Üç. Şaşma bildirir ünlem. Ne âlâ, ne iyi; bk. ayrıca hoş. Hayret bildiren ünlem kelimesi.
MALUMATFURUŞ
Bilgiçlik taslayan.
ŞİREMİRÇAVUŞ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
DONDURULMUŞ
Soğutucu aracılığıyla buzlu duruma getirilmiş. Değiştirilemez durumda tutulmuş. Beklemeye alınmış.
KAYADİBİÇAVUŞ
Bartın ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIDURMUŞ
Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KUYRUKLUKUŞ
Uçurtma.
AŞIRISOĞUTULMUŞ
Donma noktasının altına değin soğutulduğu halde katılaşmamış (nesne).
YUKARIÇAVUŞ
Çanakkale kenti, Kalkım nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ARSLANDOĞMUŞ
Isparta ilinde, Şarkikaraağaç ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ili, Çırçır nahiyesine bağlı bir yer. Tunceli şehrinde, Ovacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AŞAĞIÇAVUŞ
Çanakkale ili, Kalkım nahiyesine bağlı bir yer. Çankırı şehri, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
ÇÖPLÜAVUTMUŞ
Çorum ilinde, Alaca ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MAHMUTÇAVUŞ
Erzurum ilinde, Narman ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIDURMUŞ
Şanlıurfa ili, Ceylânpınar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BÜYÜKÇAVUŞ
Şanlıurfa kenti, Viranşehir ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KURŞUNÇAVUŞ
Ardahan şehri, Posof ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde UŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
ACABA
Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
ABLUKA
Kuşatma.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABRA
Dara. Angarya, yük. Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Denge.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.