Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ut" olan, toplam 487 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ut ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ut olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ESKİKAPUMAHMUT, TAHTALIKARADUT
BÜYÜKKÖMARMUT, KISACIKMAHMUT, KÜÇÜKKÖMARMUT, YUKARIELYAKUT
VAHDETİVÜCUT, AŞAĞIELYAKUT, KISACAMAHMUT, MİSKİCEARMUT, YAYLAPALAMUT
CÜRMÜMEŞHUT, GAYRİMAHDUT, SARICAARMUT, SEYİTMAHMUT, YAĞCIMAHMUT
HAKKISÜKUT, AŞILIARMUT, BOZCAARMUT, DEDEMAKSUT, HACIMAHMUT, KAPUMAHMUT, KARAMAHMUT, KURTMAHMUT, MİKROKOMUT, MOLLADAVUT, PAMUKBULUT, SARTMAHMUT, SOFUMAHMUT, ŞEYHMAHMUT, TOHUMKAVUT, UZUNMAHMUT
ABULLABUT, ETİMESGUT, ABILLOBUT, ABIRLOBUT, ABULLOBUT, ABURLOBUT, AKÇAARMUT, BALMAHMUT, BUZALABUT, GARABULUT, İBİMAHMUT, KABAARMUT, KARABULUT, KARAKURUT, KELMAHMUT, KIRKARMUT, KULMAHMUT, KÜMEBULUT, SARIDAVUT, YALNIZDUT
HEMHUDUT, İZBANDUT, TARASSUT, TASALLUT, TAVASSUT, YEKVÜCUT, ABALABUT, ABALAMUT, ABILABUT, ABILOBUT, ABULABUT, ABULAVUT, ABULOBUT, ABULUBUT, AŞAĞIDUT, BALLIDUT, BANDİKUT, BANGULUT, BANGUNUT, BİLGEKUT, BOZARMUT, BOZBULUT, CENZURUT, CIZLAVUT, ÇATALDUT, DEMİRKUT, DORUKKUT, EBİLOBUT, EBUSSUUT, GÖKBULUT, Devamını Oku »»
ARNAVUT, CEBERUT, KARADUT, LAYEMUT, MARABUT, PALAMUT, VEYAHUT, ABLAVUT, AKBULUT, AKKULUT, ALDAVUT, ANKAVUT, ANKEBUT, ANNADUT, BAŞAVUT, BORAMUT, BULAVUT, ELDAVUT, ENKEBUT, EŞBOYUT, HALAPUT, İLYAKUT, İNALKUT, KAMARUT, KARAMUT, KARAVUT, KURUMUT, MARAFUT, MASAVUT, MELEKUT, Devamını Oku »»
ANADUT, BARBUT, BİZMUT, HAYDUT, HOŞNUT, KEPSUT, KORKUT, MAHDUT, MAHLUT, MAHRUT, MAKSUT, MATRUT, MAZBUT, MERBUT, MEŞRUT, MEVCUT, MEVKUT, MEVLUT, MEVRUT, NEMRUT, SKAVUT, VERMUT, VURTUT, ABULUT, ALABUT, ALAMUT, ANARUT, ANATUT, ANAVUT, ANAZUT, Devamını Oku »»
AKDUT, ANGUT, ARMUT, BARUT, BOYUT, BULUT, ÇAPUT, HAMUT, HANUT, HASUT, HAVUT, HUDUT, HUTUT, KAPUT, KAVUT, KOMUT, KONUT, KOŞUT, KOYUT, KURUT, LAHUT, LAZUT, LOBUT, MABUT, MAHUT, MAMUT, MESUT, MEVUT, NOHUT, NUKUT, Devamını Oku »»
AKUT, AMUT, ANUT, BUUT, UĞUT, UMUT, ABUT, ARUT, AVUT, İSUT, KUUT, NOUT, OBUT, OGUT, OYUT, PUUT, SUUT, UÇUT, UGUT, UHUT, UYUT, UZUT, YAUT
AUT, BUT, DUT, FUT, GUT, KUT, MUT, PUT, SUT, TUT, ÇUT, HUT, LUT, NUT, ŞUT
UT
UT
Utanma duygusu. Klasik Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, mızrapla çalınan bir çalgı.
AŞAĞIELYAKUT
Kastamonu şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIELYAKUT
Kastamonu şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TAHTALIKARADUT
Kilis şehri, Musabeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KISACAMAHMUT
Tütüne karıştırılıp içilen, sarılık hastalığında kullanılan yaban otu.
YAYLAPALAMUT
Antalya kenti, Kalkan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GAYRİMAHDUT
Sınırsız, sonsuz, uçsuz.
BÜYÜKKÖMARMUT
Kayseri şehri, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KÜÇÜKKÖMARMUT
Kayseri ili, Pınarbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ESKİKAPUMAHMUT
Sivas şehrinde, İmranlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
CÜRMÜMEŞHUT
Suçüstü.
SEYİTMAHMUT
Adıyaman şehrinde, Gerger ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KISACIKMAHMUT
Tütüne karıştırılıp içilen, sarılık hastalığında kullanılan yaban otu.
VAHDETİVÜCUT
Varlık birliği.
SARICAARMUT
Sarı, yağlı ve sulu, mayhoşumsu bir çeşit armut.
MİSKİCEARMUT
Yumurta biçiminde ve büyüklüğünde, güzel kokulu bir çeşit armut.
Bu bölümde tanımı içerisinde UT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
AFYONLU
İçinde afyon bulunan. Dalgın, uyuşmuş, uyuşuk (kimse). Afyon yutmuş.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
ABULLABUTLUK
Abullabut olma durumu.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AĞCI
Ağ ile balık tutarak geçinen kimse.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ABSTRE
Soyut.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.