UVAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uvak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uvak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uvak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uvak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UVAK

Ufak. Küçük, ufak. Ufak, küçük. Ufak, küçük, kırıntı.

  -   -   -  

Anlamında UVAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UVAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LOĞ

Yollarda, tarlalarda toprağı ezmek veya toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvgu, yuvak.

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

BASTA

Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

BÜRÜNCEK

Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Duvak. bürük. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise. Saç örtüsü. Bürümcek. Erzincan kenti, İliç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BURULUM

Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği.

BÜRUK

Duvak.

BÜRÜNCÜK

Ham ipekten dokunmuş bez. Duvak.

GEÇİCİLİK

Geçici olma durumu. Muvakkatlik.

MUVAKKİTHANE

Muvakkitin görev yaptığı yer.

DUVAKLANMAK

Duvak örtünmek. Gelin olmak.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

PERDELİ

Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı). Duvaklı.

DUVAKÇI

Duvak yapan veya satan kimse.

DUVAKLAMAK

Başını ve yüzünü duvakla örtmek.

YAĞLIKÇI

Havlu, çevre, çamaşır vb. satan kimse. Gelinlik, tel, duvak vb.ni kiraya veren kimse.

DAMCI

Damla, evlerde damlardan, tavanlardan sızan yağmur damlaları. Toprak damlı evlerin üstüne yağan kar ve yağmuru süpüren ve yuvak taşını çeken kişi.

BÜRÜK

Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.

GEÇİCİ

Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

DUVAKLAMA

Duvaklamak işi.

DUVAKLANMA

Duvak örtünme.