Kelimeler arşivinde; içinde "uvak" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uvak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uvak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uvak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUVAKKİTHANE
DUVAKLANMAK
DUVAKÇILIK, DUVAKLAMAK, DUVAKLANMA, DUVAKCILIK, MUVAKKATEN
KUVAKDERE, DUVAKLICA, DUVAKLAMA
MUVAKKAT, MUVAKKİT, DUVAKSIZ, MUVAKKAR
YUVAKLI, YUVAKÖY, YUVAKSI, DUVAKÇI, KUKUVAK, GUGUVAK, DUVAKLI
KUVAK, GUVAK, SUVAK, ŞUVAK, TUVAK, YUVAK, CUVAK, DUVAK, ZUVAK
UVAK
Ufak. Küçük, ufak. Ufak, küçük. Ufak, küçük, kırıntı.
MUVAKKİTHANE
Muvakkitin görev yaptığı yer.
DUVAKSIZ
Duvağı olmayan.
MUVAKKAR
Ağırbaşlı, vakarlı. Ağırlanmış, saygı gösterilmiş.
DUVAKÇILIK
Duvakçının yaptığı iş.
MUVAKKATEN
Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak.
DUVAKLAMA
Duvaklamak işi.
DUVAKLICA
Yenilebilen, lezzetli bir çeşit mantar.
MUVAKKAT
Geçici.
DUVAKCILIK
Tandır üzerine sert ve yassı taştan kapak yapma sanatı.
MUVAKKİT
Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse.
KUVAKDERE
Kavakdere.
DUVAKLANMA
Duvak örtünme.
YUVAKLI
Erzurum şehri, Gökoğlan nahiyesine bağlı bir yer.
DUVAKLAMAK
Başını ve yüzünü duvakla örtmek.
DUVAKLANMAK
Duvak örtünmek. Gelin olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde UVAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUVAHLI
Örtülü, duvaklı.
BURULUM
Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği.
BÜRÜNCÜK
Ham ipekten dokunmuş bez. Duvak.
DUĞAK
Gelin duvağı. Duvak. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
LOĞ
Yollarda, tarlalarda toprağı ezmek veya toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvgu, yuvak.
BASTA
Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.
DUVAG
Gelin duvağı. Duvak.
YAĞLIKÇI
Havlu, çevre, çamaşır vb. satan kimse. Gelinlik, tel, duvak vb.ni kiraya veren kimse.
DUVAKLI
Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.
DUVAKÇI
Duvak yapan veya satan kimse.
GEÇİCİ
Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.
DUVAH
Gelin duvağı. Topraktan yapılmış tencere, çömlek, küp kapağı. Eski türkçe tug-ak: Tandırın üzerine kapatılan geniş, kalınca ağaç kapak (Erzincan Merkez). Duvak.
EĞRETİ
Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.
GEÇİCİLİK
Geçici olma durumu. Muvakkatlik.
PERDELİ
Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı). Duvaklı.
BÜRÜNCEK
Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Duvak. bürük. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise. Saç örtüsü. Bürümcek. Erzincan kenti, İliç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BÜRÜK
Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.
BÜRUK
Duvak.
DAMCI
Damla, evlerde damlardan, tavanlardan sızan yağmur damlaları. Toprak damlı evlerin üstüne yağan kar ve yağmuru süpüren ve yuvak taşını çeken kişi.
DUTUK
Utangaç kişi. Kızlık zarı ameliyatsız açılamayan kız. Perde, peçe, yaşmak, duvak. Kapalı, örtülü. Rehin karşılığı verilen para.