İçinde UVAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uvak" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uvak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uvak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uvak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

MUVAKKİTHANE

11 harfli kelimeler

DUVAKLANMAK

10 harfli kelimeler

DUVAKÇILIK, DUVAKLAMAK, DUVAKLANMA, DUVAKCILIK, MUVAKKATEN

9 harfli kelimeler

KUVAKDERE, DUVAKLICA, DUVAKLAMA

8 harfli kelimeler

MUVAKKAT, MUVAKKİT, DUVAKSIZ, MUVAKKAR

7 harfli kelimeler

YUVAKLI, YUVAKÖY, YUVAKSI, DUVAKÇI, KUKUVAK, GUGUVAK, DUVAKLI

5 harfli kelimeler

KUVAK, GUVAK, SUVAK, ŞUVAK, TUVAK, YUVAK, CUVAK, DUVAK, ZUVAK

Bazı kelimelerin anlamları

UVAK

Ufak. Küçük, ufak. Ufak, küçük. Ufak, küçük, kırıntı.

MUVAKKİTHANE

Muvakkitin görev yaptığı yer.

DUVAKSIZ

Duvağı olmayan.

MUVAKKAR

Ağırbaşlı, vakarlı. Ağırlanmış, saygı gösterilmiş.

DUVAKÇILIK

Duvakçının yaptığı iş.

MUVAKKATEN

Az bir zaman süresince, geçici olarak, eğreti olarak.

DUVAKLAMA

Duvaklamak işi.

DUVAKLICA

Yenilebilen, lezzetli bir çeşit mantar.

MUVAKKAT

Geçici.

DUVAKCILIK

Tandır üzerine sert ve yassı taştan kapak yapma sanatı.

MUVAKKİT

Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse.

KUVAKDERE

Kavakdere.

DUVAKLANMA

Duvak örtünme.

YUVAKLI

Erzurum şehri, Gökoğlan nahiyesine bağlı bir yer.

DUVAKLAMAK

Başını ve yüzünü duvakla örtmek.

DUVAKLANMAK

Duvak örtünmek. Gelin olmak.

  -   -   -  

Anlamında UVAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UVAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUVAHLI

Örtülü, duvaklı.

BURULUM

Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği.

BÜRÜNCÜK

Ham ipekten dokunmuş bez. Duvak.

DUĞAK

Gelin duvağı. Duvak. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).

LOĞ

Yollarda, tarlalarda toprağı ezmek veya toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvgu, yuvak.

BASTA

Dur anlamında kullanılan buyruk sözü. Pilav, ince öğütülmüş bulgurdan yapılan yemek. Duvar örülürken konulan harç. Elbiseye yapılan pens: Bele iki basta yaparsan entarin iyi olur. Elbisedeki kırma, pile. Dükkân tezgâhı, seyyar tezgâh, tabla, işporta, içinde ufak tefek eşyanın satıldığı seyyar küçük vitrin, pazar yerlerinde meyve, eşya satılan sergi, muvakkat satış yeri. Yünün keçe yapılmak üzere dövülüp sıkıştırılmış hali.

DUVAG

Gelin duvağı. Duvak.

YAĞLIKÇI

Havlu, çevre, çamaşır vb. satan kimse. Gelinlik, tel, duvak vb.ni kiraya veren kimse.

DUVAKLI

Başı ve yüzü duvakla örtülü. Doğduğunda başında zar olan (bebek), perdeli.

DUVAKÇI

Duvak yapan veya satan kimse.

GEÇİCİ

Çok sürmeyen. Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

DUVAH

Gelin duvağı. Topraktan yapılmış tencere, çömlek, küp kapağı. Eski türkçe tug-ak: Tandırın üzerine kapatılan geniş, kalınca ağaç kapak (Erzincan Merkez). Duvak.

EĞRETİ

Belirli bir süre sonra kaldırılacak olan, geçici, muvakkat. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış bir biçimde. Belli belirsiz. İyi yerleşmemiş, yerini bulmamış olan. Uyumsuz, yakışmamış. Üstünkörü, ciddiye almadan. Takma.

GEÇİCİLİK

Geçici olma durumu. Muvakkatlik.

PERDELİ

Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan. Perde sağlamak için parmaklarla basılacak yerleri olan (çalgı). Duvaklı.

BÜRÜNCEK

Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Duvak. bürük. Kaput, palto, pelerin cinsinden elbise. Saç örtüsü. Bürümcek. Erzincan kenti, İliç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Şanlıurfa şehrinde, Dağbaşı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BÜRÜK

Çarşaf, baş örtüsü. Duvak. Ova ve dere kıyılarındaki çalı ve diken topluluğu. Baş örtüsü. Çarşaf, çar. Atkı. Örtü, peçe. Hamam havlusu. Orman. Gövdesini sarmaşık sarmış ağaç. Üstü açık, çevresi çalılarla çevrilmiş ağıl. Asma yaprağı. İbrik. Düğünde geline giydirilen elbise. Tülbent, baş örtüsü. Ağaçları bürüyen yabani diken.

BÜRUK

Duvak.

DAMCI

Damla, evlerde damlardan, tavanlardan sızan yağmur damlaları. Toprak damlı evlerin üstüne yağan kar ve yağmuru süpüren ve yuvak taşını çeken kişi.

DUTUK

Utangaç kişi. Kızlık zarı ameliyatsız açılamayan kız. Perde, peçe, yaşmak, duvak. Kapalı, örtülü. Rehin karşılığı verilen para.