Kelimeler arşivinde; içinde "uvaz" olan, toplam 29 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uvaz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uvaz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uvaz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUVAZENESİZLİK
TURKUVAZIMSI
MUVAZZAFLIK, MUVAZENESİZ
KRUVAZİYER, MUVAZENELİ
BURJUVAZİ, CUVAZDARI, MUVAZAALI
TURKUVAZ, MUVAZENE, ŞUNCUVAZ, KOÇCUVAZ, GIYCUVAZ, KRUVAZÖR, MUVAZZAF
ARDUVAZ, KRUVAZE, GATUVAZ, GURUVAZ, KATUVAZ, KULUVAZ, KURUVAZ, ONCUVAZ, MUVAZAA
MUVAZİ
BUVAZ, LUVAZ
UVAZ
Üvez de denilen bir yemiş.
KOÇCUVAZ
Ordu kenti, Akkuş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
MUVAZENESİZ
Dengesiz, ölçüsüz. Ne yaptığını bilmeyen, bir sözü bir sözünü, bir davranışı bir başka davranışını tutmayan.
BURJUVAZİ
Burjuva sınıfı, kent soyluluk.
GIYCUVAZ
Kıyıcık, kıyı, kenar.
TURKUVAZ
Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuvaz mavisi, turkuvaz yeşili, firuze. Bu taşın rengi. Bu renkte olan.
MUVAZAALI
Danışıklı.
KRUVAZÖR
Deniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla topla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi.
CUVAZDARI
Kuş yemi.
MUVAZZAFLIK
Muvazzaf olma durumu.
MUVAZENE
Denge. Dengeleme.
MUVAZENESİZLİK
Dengesizlik, ölçüsüzlük.
TURKUVAZIMSI
Rengi turkuvazı andıran.
KRUVAZİYER
Büyük gezinti gemisi.
ŞUNCUVAZ
Şu kadarcık.
MUVAZENELİ
Dengeli, ölçülü. Davranışları ölçülü olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde UVAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANIŞIKLIK
Danışıklı olma durumu, muvazaa.
MAZZAF
Muvazzaf.
DANIŞIK
Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılmış olan anlaşma, muvazaa.
PARALEL
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).
GATUVAZ
İnatçı kişi. Güçlü, kuvvetli erkek. Cimri. Görgüsüz, cahil, kaba kimse: O senin dediğin de gatuvazın biri. İri.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
ABRALI
Dengeli, muvazeneli (terazi). Ayarsız, dengesiz (terazi): Bu terazi abralıdır.
DİNDON
Muvazenesiz.
DANIŞIKLI
Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.
AGKIN
Yüksek, muvazenesi bozuk denk, yük.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
KANADİYEN
Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket.
APRA
Teraziyi dengeye getirmek için hafif olan kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık. Dara. Denge, muvazene. Dengesizlik, ayarsızlık (terazide).
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.
İÇBÜKEYİMSİLİK
İçbükeyimsi özeliğinin sağlanması, kuvazi içbükeylik.
AKKANAT
Ürün vermiyen mısır bitkisi. Eski askeri örgüte göre muvazzaf, ihtiyat, rediften sonra gelen yaşlılar.