Kelimeler arşivi içinde; başında "uvaz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uvaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uvaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uvaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UVAZ
Üvez de denilen bir yemiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde UVAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRALI
Dengeli, muvazeneli (terazi). Ayarsız, dengesiz (terazi): Bu terazi abralıdır.
PARALEL
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).
DANIŞIKLIK
Danışıklı olma durumu, muvazaa.
DENGE
Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.
DİNDON
Muvazenesiz.
TURKUVAZ
Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuvaz mavisi, turkuvaz yeşili, firuze. Bu taşın rengi. Bu renkte olan.
KANADİYEN
Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket.
İÇBÜKEYİMSİLİK
İçbükeyimsi özeliğinin sağlanması, kuvazi içbükeylik.
APRA
Teraziyi dengeye getirmek için hafif olan kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık. Dara. Denge, muvazene. Dengesizlik, ayarsızlık (terazide).
DANIŞIKLI
Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.
DENGESİZ
Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.
MUVAZZAFLIK
Muvazzaf olma durumu.
TURKUVAZIMSI
Rengi turkuvazı andıran.
MAZZAF
Muvazzaf.
DANIŞIK
Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılmış olan anlaşma, muvazaa.
GATUVAZ
İnatçı kişi. Güçlü, kuvvetli erkek. Cimri. Görgüsüz, cahil, kaba kimse: O senin dediğin de gatuvazın biri. İri.
DENGELİ
Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.
AKKANAT
Ürün vermiyen mısır bitkisi. Eski askeri örgüte göre muvazzaf, ihtiyat, rediften sonra gelen yaşlılar.
AGKIN
Yüksek, muvazenesi bozuk denk, yük.