UVAZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uvaz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uvaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uvaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uvaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UVAZ

Üvez de denilen bir yemiş.

  -   -   -  

Anlamında UVAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UVAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TURKUVAZIMSI

Rengi turkuvazı andıran.

DİNDON

Muvazenesiz.

DANIŞIKLI

Gerçekte olmadığı hâlde bir anlaşma sonunda öyle gösterilen, muvazaalı.

TURKUVAZ

Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuvaz mavisi, turkuvaz yeşili, firuze. Bu taşın rengi. Bu renkte olan.

DANIŞIK

Olmayan bir durumu varmış gibi göstermek veya olduğundan başka anlatmak için önceden yapılmış olan anlaşma, muvazaa.

KANADİYEN

Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket.

DENGE

Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

DENGESİZ

Dengesi olmayan, muvazenesiz. Tutum ve davranışlarında uyum olmayan (kimse), istikrarsız, kararsız.

MUVAZZAFLIK

Muvazzaf olma durumu.

İÇBÜKEYİMSİLİK

İçbükeyimsi özeliğinin sağlanması, kuvazi içbükeylik.

DENGELİ

Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil.

AGKIN

Yüksek, muvazenesi bozuk denk, yük.

ABRALI

Dengeli, muvazeneli (terazi). Ayarsız, dengesiz (terazi): Bu terazi abralıdır.

GATUVAZ

İnatçı kişi. Güçlü, kuvvetli erkek. Cimri. Görgüsüz, cahil, kaba kimse: O senin dediğin de gatuvazın biri. İri.

PARALEL

Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).

AKKANAT

Ürün vermiyen mısır bitkisi. Eski askeri örgüte göre muvazzaf, ihtiyat, rediften sonra gelen yaşlılar.

DANIŞIKLIK

Danışıklı olma durumu, muvazaa.

APRA

Teraziyi dengeye getirmek için hafif olan kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık. Dara. Denge, muvazene. Dengesizlik, ayarsızlık (terazide).

MAZZAF

Muvazzaf.