Kelimeler arşivi içinde; sonunda "usul" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu usul ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında usul olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde usul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAMUSUL
ALELUSUL, ALALUSUL, ELELUSUL
HUSUL, VUSUL, MUSUL
USUL
USUL
Kökler, asıllar. Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri. Yavaş bir biçimde. Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar. Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot. Klasik Türk müziğinde tempo. Alçak sesle. Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz.
VUSUL
Ulaşma, varma.
ELELUSUL
Arapça kökenli ale-l-usûl: alelusul; şöyle bir.
MUSUL
Ahırda, hayvanların yem yedikleri tahta yemlik. Küçük samanlık. Musul, Irak'ta bir şehir. İçi oyulmuş iri ağaç gövdesinden yapılan, hayvan sulama yeri. (Emeğil Pınarbaşı Kayseri).
ALALUSUL
Gelişigüzel: Alalusul bişe alah.
ALELUSUL
Yol yordam gereğince, kurala uygun bir biçimde. Âdet yerini bulsun diye.
KARAMUSUL
Kırklareli ili, Büyükkarıştıran bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HUSUL
Olma, oluş, oluşma, meydana gelme.
Bu bölümde tanımı içerisinde USUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVRİHİNDİ
Türk müziğinde bir küçük usul.
ÇARPMA
Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.
FAHTE
Klasik Türk müziğinde genellikle ilahi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul.
ALAMERİKAN
Amerikan usulü.
HESAP
Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.
HABERCİ
Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.
CURCUNA
Gürültülü, karışık durum. Alaturka müzikte hızlı bir usul.
DEVRİREVAN
Türk müziğinde bir büyük usul.
HAMİLİKART
Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.
DÜYEK
Türk müziğinde bir usul.
DENETLEMEK
Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.
FATURA
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.
KATAKOFTİ
Klasik Türk müziğinde 8/8'lik bir usul.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
DEVRİKEBİR
Türk müziğinde bir büyük usul.
BETİK
Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.
DAİRE
Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.
KERTERİZ
Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Balıkçıların denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları işaretlerin bütünü.
KADRAN
Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem. Ölçek.
KIBLENÜMA
Kıble yönünü göstermek için, bulunulan yere göre özel işareti olan pusula.