USUL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "usul" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. usul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu usul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde usul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

USULSÜZLÜK

9 harfli kelimeler

USULCACIK, USULCACIM, USULLACIK

8 harfli kelimeler

USULAMAK, USULHANE, USULÜNCE

7 harfli kelimeler

USULADA, USULDAN, USULDEN, USULSÜZ

6 harfli kelimeler

USULCA, USULEN, USULLU, USULUK

4 harfli kelimeler

USUL

Bazı kelimelerin anlamları

USUL

Kökler, asıllar. Bir kimsenin ana, baba, dede ve nineleri. Yavaş bir biçimde. Bir yasama veya idare işleminin hazırlanması, yapılması veya yürürlüğe konması sırasında uyulması gereken hükümler ve izlenecek yollar. Bilimde belli bir sonuca erişmek için, belli ilke ve kurallara göre izlenen yol, metot. Klasik Türk müziğinde tempo. Alçak sesle. Bir amaca erişmek için izlenen düzenli yol, tutulan yol, yöntem, tarz.

USULCACIM

Yavaşça, sessizce.

USULCACIK

Yavaşça, belli etmeden, usullacık, yavaşçacık.

USULLU

Uslu, halim, kibar, yol bilir.

USULDEN

Usule dayalı olarak. Öylesine.

USULSÜZ

Yöntemsiz. Yasalara aykırı olan.

USULLACIK

Usulcacık.

USULDAN

Yavaşça, sessizce.

USULEN

Yöntemine uygun olarak. Formalite icabı.

USULAMAK

Uslanmak.

USULHANE

Mutfakta su dökmeye yarayan yer.

USULÜNCE

Yerli yerinde, gereğince.

USULUK

Gücünü tam gösterme.

USULADA

Usulca, usulcacık.

USULSÜZLÜK

Yöntemsizlik. Yolsuzluk.

USULCA

Sessiz bir biçimde. Yavaşça.

  -   -   -  

Anlamında USUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEVRİKEBİR

Türk müziğinde bir büyük usul.

FATURA

Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.

KADRAN

Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem. Ölçek.

DENETLEMEK

Bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemek, murakabe etmek, teftiş etmek, kontrol etmek.

KIBLENÜMA

Kıble yönünü göstermek için, bulunulan yere göre özel işareti olan pusula.

FAHTE

Klasik Türk müziğinde genellikle ilahi, beste ve özellikle peşrev formlarında kullanılan, yirmi zamanlı ve on iki vuruşlu bir büyük usul.

ALAMERİKAN

Amerikan usulü.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

DAİRE

Konut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri, kat. Bir yapı veya gemide belli bir işe ayrılmış bölüm. Soyut kavramlarda belli sınır, ölçü. Bu kuruluşların içinde çalıştıkları yapı. Belirli devlet işlerini çevirmekle görevli kuruluşlardan her biri. Bir çemberin içinde kalan düzlem parçası. Saz takımında usul vurmaya yarayan tef.

KERTERİZ

Bir yerin nerede bulunduğunu pusula ile ölçme. Balıkçıların denizde sığlıkları belirlemek için kullandıkları işaretlerin bütünü.

HESAP

Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

DÜYEK

Türk müziğinde bir usul.

DEVRİREVAN

Türk müziğinde bir büyük usul.

HABERCİ

Haber getiren kimse, ulak. Karakulak. Bir durumun, bir olayın belirtisi. Muhbir, ihbar eden kimse. Bir haberi usulünce hazırlayan ve yayın organlarında yayımlayan kimse.

DEVRİHİNDİ

Türk müziğinde bir küçük usul.

HAMİLİKART

Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.

ÇARPMA

Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

KATAKOFTİ

Klasik Türk müziğinde 8/8'lik bir usul.

BETİK

Yazılı olan şey, kitap, mektup, tezkere, pusula.

CURCUNA

Gürültülü, karışık durum. Alaturka müzikte hızlı bir usul.