İçinde USUN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "usun" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde usun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu usun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında usun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BÜYÜKHUSUN, KÜÇÜKHUSUN

8 harfli kelimeler

ALIBUSUN, KUSUNLAR, PUSUNMAK, TAVLUSUN, USUNBİKE

7 harfli kelimeler

KUSUNTU, ÇUCUSUN, KUSUNDU, SUSUNUZ, USUNMAK

6 harfli kelimeler

PUSUNÇ

5 harfli kelimeler

CUSUN, SUSUN

4 harfli kelimeler

USUN

Bazı kelimelerin anlamları

USUN

Hüzün.

KÜÇÜKHUSUN

Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

BÜYÜKHUSUN

Çanakkale ili, Ayvacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KUSUNTU

Kusmuk.

ÇUCUSUN

Çocuğusun.

PUSUNMAK

Bir yere sığınmak : Yağmurdan damın altına pusundu.

KUSUNLAR

Ankara ili, Mamak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

SUSUN

Ense, boyun arkası. Ekmek. Bir oyun çalışması olurken yapılan uyarı. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar.

USUNMAK

Yeğnilmek.

SUSUNUZ

Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Işıklar ya da levha ile yapılan uyarı. Özellikle perde açıldıktan sonra kullanılır.

USUNBİKE

Hüzünlü kadın.

CUSUN

Çeşit, biçim: Mancusun mucusun insan olur cusun cusun. Cins. Aptal.

ALIBUSUN

Kurnaz, hileci.

KUSUNDU

Kusmuk.

PUSUNÇ

Sığıntı durumunda olan. Suçluluk duyarak konuşmama.

TAVLUSUN

Kayseri ili, Melikgazi belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında USUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

ÇEÇEN

Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

BEKLENTİ

Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.

ARAFAT

Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.

ASETON

Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

BAŞYUKARI

Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

CANSIZLAŞTIRMAK

Cansız duruma getirmek. Bir dişin canlı dokusunu yok etmek.

ÇARKACI

Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ÇARKA

Osmanlı ordusunda öncü görevi.

ASTRAGAN

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BÖLÜKBAŞI

Yeniçeri ordusunda üst rütbeli bir görevli.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

BURUNSAK

Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

BOYLAMASINA

Boyu doğrultusunda.