Sonu USUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "usun" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu usun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında usun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde usun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BÜYÜKHUSUN, KÜÇÜKHUSUN

8 harfli kelimeler

ALIBUSUN, TAVLUSUN

7 harfli kelimeler

ÇUCUSUN

5 harfli kelimeler

CUSUN, SUSUN

4 harfli kelimeler

USUN

Bazı kelimelerin anlamları

USUN

Hüzün.

BÜYÜKHUSUN

Çanakkale ili, Ayvacık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

KÜÇÜKHUSUN

Çanakkale şehri, Ayvacık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇUCUSUN

Çocuğusun.

CUSUN

Çeşit, biçim: Mancusun mucusun insan olur cusun cusun. Cins. Aptal.

ALIBUSUN

Kurnaz, hileci.

SUSUN

Ense, boyun arkası. Ekmek. Bir oyun çalışması olurken yapılan uyarı. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar.

TAVLUSUN

Kayseri ili, Melikgazi belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında USUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTRAGAN

Karakul kuzusunun kıvırcık ve parlak postu. Bu posttan yapılan.

ARAFAT

Hacıların Kurban Bayramı'nın arife günü toplandıkları Mekke'nin doğusundaki tepe.

CANSIZLAŞTIRMAK

Cansız duruma getirmek. Bir dişin canlı dokusunu yok etmek.

BOYLAMASINA

Boyu doğrultusunda.

BEKLENTİ

Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.

ÇEÇEN

Kafkasya'nın kuzeydoğusundaki Çeçen Cumhuriyeti'nde yaşayan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

ASETON

Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.

BÖLÜKBAŞI

Yeniçeri ordusunda üst rütbeli bir görevli.

ÇARKA

Osmanlı ordusunda öncü görevi.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BAŞYUKARI

Bir yer altı kuyusunun üst kısmına geçmeyi sağlayan geçit.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

ÇEK

Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.

BURUNSAK

Hayvan yavrusunun anasından süt emmesini önlemek için burnuna geçirilen başlık, burunsalık, burunluk. Hayvanların burunlarına geçirilen ip, burunsalık, burunluk.

ÇARKACI

Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

BRONŞ

Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.