Sonu USTA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "usta" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu usta ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında usta olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde usta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

USTA

Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Osmanlı Devleti'nde saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi. Akıl veren ya da öğreten kimse. Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir. Zanaat öğreticisi. Zanaatçılar için unvan.

PUSTA

İyesine uğur getirmeyen nesne, mal.

KİLERCİUSTA

Osmanlı sarayının harem bölümünde yemek işlerine bakan karavaş.

SUSTA

Köpeğin arka ayakları üzerinde durması. Emniyet yayı.

ALİUSTA

Zonguldak şehrinde, Gökçebey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

MUSTA

Mustafa.

KRUSTA

Kabuk.

HARUNUSTA

Sakarya ilinde, Akyazı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

MUSAUSTA

Zonguldak şehrinde, Perşembe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında USTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde USTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAÇA

Ticaret gemilerinde eski ve usta gemici. Genelev işleten kadın, abla, mama (II).

DİPLOMASİ

Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü. Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği. Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk. Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik. Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı.

ÇİNKOGRAF

Çinkografi ustası.

BECERİKLİLİK

Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik.

BETONCU

Yapılarda beton dökme işleriyle uğraşan usta veya işçi.

ELEKTRİKÇİ

Elektrik işleri yapan usta.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

CIZIRDATMAK

Cızırdamasına yol açmak, cızıldatmak. Kâğıt üzerinde ustaca kalem oynatmak veya beceriyle yazı yazmak, cızıldatmak.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

ÇALMACI

Maden üzerine çalma işi yapan usta.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

ÇIRAK

Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse. Dükkânda ayak işlerine bakan kimse. Saray, daire vb. büyük yerlerde yıllarca hizmet ettikten sonra geçimi sağlanarak başka yerde yaşamasına izin verilen kimse.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

ARMADOR

Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

EHLİYET

Sürücü belgesi. Ustalık, uzluk.

BECERİKSİZ

Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

DİKDÖRTGEN

Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

BECERİKLİ

Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.