Kelimeler arşivi içinde; başında "ust" olan, toplam 32 adet kelime bulunmaktadır. ust ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ust ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ust olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
USTACASINA, USTALAŞMAK, USTAMEHMET
USTURUPLU, USTURUBLU, USTURMAÇA, USTAHASAN, USTALAŞMA, USTALIKLA, USTALIKLI, USTALUKLİ
USTAOĞLU, USTURMAK, USTURLAP, USTURLAB, USTOSPOR, USTACALI, USTABAŞI
USTULUK, USTALIK, USTALAR, USTURPA, USTURUP
USTUBU, USTUNÇ, USTURA, USTACA
USTAN, USTUL, USTUN
UST
Koşturmaca oyunu. Üst, satıh. En yukarısı. Yüz, veche - ahşam usti: akşamleyin - alt ust: her taraf, her yer - bunun utsuna: bundan sonra - ust baş: giyim kuşam.
USTAHASAN
Şanlıurfa şehrinde, Hilvan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Tokat şehrinde, Niksar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
USTACASINA
Ustaca.
USTAMEHMET
Tokat ilinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
USTURLAP
Gök cisimlerinin yükseltisini ölçmekte kullanılan araç.
USTAOĞLU
Bartın şehri, Kozcağız nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
USTALIKLA
Ustaca. Kurnazca.
USTALAŞMA
Ustalaşmak durumu.
USTALUKLİ
Becerikli, tecrübeli.
USTURUBLU
Yoluyla, düzenli, derli toplu, ustalıklı.
USTALIKLI
Ustalıkla yapılmış.
USTURMAÇA
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, sabit veya taşınabilir yastık.
USTURMAK
Çocuk büyütmek.
USTURLAB
Güneş ve yıldızların gözerimi yüksekliklerini ölçüp buradan zaman hesabı yapmayı sağlayan eski bir gözlem aracı.
USTURUPLU
Yerli yerinde, işlevine uygun bir biçimde. Derli toplu, ustalıklı, işlevine uygun bir biçimde olan.
USTALAŞMAK
Bir işi yapmakta usta durumuna gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde UST geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAMBUL
Kurtçuk evresinde ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kın kanatlı böcek (Anisoplia austriaca).
ARŞİDÜK
Avusturya'da imparator ailesi prenslerine verilen unvan.
BECERİKLİ
Becerisi olan, elinden iş gelen, usta, maharetli, mahir, mahirane.
BECERİ
Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.
BETONCU
Yapılarda beton dökme işleriyle uğraşan usta veya işçi.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
AVUSTRALYALI
Avustralya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ARŞİDÜŞES
Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.
CIRLAYIK
Örümcek kuşugillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, güzel öten bir kuş (Lanius). Ağustos böceği.
BECERİKSİZ
Becerisi olmayan, usta olmayan, maharetsiz.
BARDA
Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
ALMANCA
Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.
BECERİKLİLİK
Becerikli olma durumu, ustalık, maharetlilik.
BEĞENİ
Güzel veya çirkin yargısını verdiren duygu, zevk. Herhangi bir konuda güzeli çirkinden ayırma yetisi, gusto.
ABORJİN
Avustralya yerlisi.
CAMBAZ
Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
AVUSTURYALI
Avusturya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.