Kelimeler arşivi içinde; başında "uşa" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. uşa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uşa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uşa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UŞAKLILIK, UŞAKLAMAK, UŞAKKAPAN
UŞAKBÜKÜ
UŞAKEVİ, UŞATMAK, UŞANMAK, UŞAKLIK, UŞAKGÖL, UŞAKEŞİ, UŞAHLIH
UŞAHLİ, UŞAKLI, UŞAĞKİ, UŞACIK
UŞAK, UŞAH
UŞA
UŞA
Uşağı.
UŞAKBÜKÜ
Eskişehir şehrinde, Mihalıççık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
UŞAKLIK
Uşak olma durumu. Birinin, kendi öz saygısı pahasına başkasına yaptığı hizmet.
UŞAĞKİ
Çocuklukdaki.
UŞAKEŞİ
Dölyatağı.
UŞAKLAMAK
Doğurmak. Çocuk yüksek ateşten kendini yitirmek.
UŞAKGÖL
Ankara şehrinde, Beypazarı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
UŞAKEVİ
Kadının dölyatağı.
UŞATMAK
Ufatmak, parçalamak.
UŞAHLIH
Kadının dölyatağı. Rahim; döl-yatağı.
UŞAKLILIK
Uşaklı olma durumu.
UŞANMAK
Kırılmak, parçalanmak, ufanmak, dağılmak, kopmak, toz haline gelmek.
UŞAHLİ
Kundakta veya daha bakıma muhtaç küçük çocuk veya çocukların anası olma; küçük yaşta çocukları olan kadın.
UŞAKKAPAN
Bebekleri alıp götürdüğü söylenen bir cins akbaba.
UŞAKLI
Uşak ilinden olan kimse.
UŞACIK
Uşakcık, küçük çocuk. Ufacık.
Bu bölümde tanımı içerisinde UŞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
ALAŞIM
Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.
AKCİĞER
Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.
AKCİĞERLİLER
Karından bacaklı yumuşakçaların tek ciğerle soluk alan bir takımı.
ABLUKA
Kuşatma.
ALÜVYON
Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
ALAİMİSEMA
Gökkuşağı.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
ALKIM
Gökkuşağı.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AĞIZSIZ
Ağzı olmayan. Yumuşak huylu, sessiz.
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.