Sonu UMAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uman" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uman ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uman olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

GOMPARTUMAN

10 harfli kelimeler

DARMADUMAN, ANJANBUMAN

9 harfli kelimeler

KARATUMAN, DIRAĞUMAN, KARADUMAN, HACINUMAN, GARATUMAN

8 harfli kelimeler

TOKLUMAN, TOHLUMAN, PORSUMAN, MARZUMAN, KURDUMAN, TORCUMAN, KÖRDUMAN, KORDUMAN, KILDUMAN, HANTUMAN, GÖKDUMAN, ÇİYDUMAN, BOZDUMAN, PANSUMAN

7 harfli kelimeler

GOCUMAN, EVCUMAN, DULUMAN, HUTUMAN, DOLUMAN, UĞRUMAN, ARZUMAN, AKDUMAN, HANUMAN

6 harfli kelimeler

ASUMAN, ULUMAN

5 harfli kelimeler

NUMAN, KUMAN, TUMAN, DUMAN, CUMAN, GUMAN

4 harfli kelimeler

UMAN

Bazı kelimelerin anlamları

UMAN

Umudu olan, bekleyen, umutlu.

MARZUMAN

Boysuz, küçük yapılı adam.

KÖRDUMAN

Sis, pus.

KARATUMAN

Şalvar, bol pantolon. Kadın şalvarı.

TOHLUMAN

Bir yaşında doğuran koyun : Bu yıl iki tohlumanımız var. Toklumen (köy).

KURDUMAN

Kütahya ili, Simav ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

ANJANBUMAN

Dizenin son kelimesiyle sonraki dizeyi başlatma sanatı.

DIRAĞUMAN

Tercüman.

GARATUMAN

Kadınların iş görürken giydikleri şalvar.

PORSUMAN

Öfkelenip kızarmak.

TOKLUMAN

Bir yaşında kuzulayan koyun. Bir yaşında doğuran koyun. Koç isteyen koyun. Kırşehir kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

KARADUMAN

Siyah duman.

GOMPARTUMAN

Fransızca kökenli compartiment: kompartıman.

HACINUMAN

Konya şehri, Altınekin belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

TORCUMAN

Hayvanların beslendiği sulak yer.

DARMADUMAN

Karmakarışık.

  -   -   -  

Anlamında UMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

DAVLUMBAZ

Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak.

DARMADUMANLIK

Darmaduman olma durumu.

DUMANLAMAK

Dumanlı duruma getirmek. Dumana tutmak. Sarhoş etmek.

DUMANLI

Dumanı olan, duman çıkaran. Esrik, sarhoş. Sıkıntılı, bulanık. Sisli, sisle örtülü.

DUMANSIZLIK

Dumansız olma durumu.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.

DUMANLANMAK

Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.

DUMANSIZ

Dumanı olmayan, duman çıkarmayan.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

FOSURDATMAK

Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.

DEYYUS

Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse). (de'yyus) Bir sövgü sözü.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

BİTÜM

Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.

BOYNUZLU

Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

DUMANLAMA

Dumanlamak işi.