İçinde UMAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uman" olan, toplam 99 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uman bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uman ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uman olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KARACASUMANDIRA

14 harfli kelimeler

BAŞKUMANDANLIK, KUMANDANSIZLIK

13 harfli kelimeler

DUMANLITAMASI, YUKARIDUMANLI, PANSUMANCILIK, DARMADUMANLIK

12 harfli kelimeler

AŞAĞIDUMANLI, YENİDUMANLAR, KUMANYACILIK, SİRKUMANALİS

11 harfli kelimeler

GOMPARTUMAN, VAPURDUMANI, KUMANDANSIZ, KUMANDANLIK, TUMANAKAÇAN, DUMANSIZLIK, DUMANLANMAK, BAŞKUMANDAN

10 harfli kelimeler

DARMADUMAN, KUMANDASIZ, DUMANSILIK, DUMANOLUĞU, DUMANLILIK, DUMANLANMA, TUMANBOZAN, DUMANALANI, ANJANBUMAN, DUMANLAMAK, PANSUMANCI, KUMANDANLI

9 harfli kelimeler

HACINUMAN, KARADUMAN, KARATUMAN, GARATUMAN, DUMANTEPE, DUMANLAMA, KUMANDALI, KUMANYACI, DUMANKAYA, MAHKUMANE, NUMANOLUK, DIRAĞUMAN, NUMANPAŞA, SUMANTARI

8 harfli kelimeler

KORDUMAN, HANTUMAN, KUMANDAN, TUMANÇAH, DUMANSIZ, TORCUMAN, TOKLUMAN, KILDUMAN, TOHLUMAN, NUMANLAR, KÖRDUMAN, PORSUMAN, KUMANIYA, KUMANLAR, KURDUMAN, MARZUMAN, GUMANDAN, ARZUMAND, PANSUMAN, BOZDUMAN, ÇİYDUMAN, MASUMANE, DUMANBEY, DUMANKÖY, DUMANLAR, GUMANDAR, DUMANOTU, GÖKDUMAN

7 harfli kelimeler

DULUMAN, AKDUMAN, ARZUMAN, HANUMAN, HUTUMAN, UĞRUMAN, DUMANLI, DOLUMAN, KUMANDI, UMUMANE, GOCUMAN, EVCUMAN, KUMANYA, KUMANCA, KUMANDA

6 harfli kelimeler

CUMANA, ULUMAN, ASUMAN, KUMANA

5 harfli kelimeler

DUMAN, CUMAN, KUMAN, NUMAN, GUMAN, TUMAN

4 harfli kelimeler

UMAN

Bazı kelimelerin anlamları

UMAN

Umudu olan, bekleyen, umutlu.

PANSUMANCILIK

Pansuman yapma işi.

BAŞKUMANDANLIK

Başkomutanlık.

SİRKUMANALİS

Anüs etrafında bulunan veya anüs çevresine ait olan.

AŞAĞIDUMANLI

Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KUMANDANSIZ

Kumandanı olmayan.

YUKARIDUMANLI

Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YENİDUMANLAR

Antalya şehri, Aksu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KARACASUMANDIRA

Bolu ilinde, Mudurnu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DARMADUMANLIK

Darmaduman olma durumu.

VAPURDUMANI

Koyu gri renk, füme. Bu renkte olan.

KUMANDANLIK

Komutanlık.

GOMPARTUMAN

Fransızca kökenli compartiment: kompartıman.

KUMANYACILIK

Kumanyacının yaptığı iş.

DUMANLITAMASI

Bir erik çeşidi.

KUMANDANSIZLIK

Kumandansız olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında UMAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEYYUS

Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse). (de'yyus) Bir sövgü sözü.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

DUMANSIZLIK

Dumansız olma durumu.

DUMANLANMAK

Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

DUMANLAMA

Dumanlamak işi.

DUMANSIZ

Dumanı olmayan, duman çıkarmayan.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

DUMANLI

Dumanı olan, duman çıkaran. Esrik, sarhoş. Sıkıntılı, bulanık. Sisli, sisle örtülü.

BOYNUZLU

Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

FRENCİ

Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.

ÇÖKMEK

Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

DUMANLAMAK

Dumanlı duruma getirmek. Dumana tutmak. Sarhoş etmek.

BİTÜM

Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.

FOSURDATMAK

Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.

DAVLUMBAZ

Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

ANTRASİT

Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.