Kelimeler arşivinde; içinde "uman" olan, toplam 99 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uman bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uman ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uman olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARACASUMANDIRA
BAŞKUMANDANLIK, KUMANDANSIZLIK
DUMANLITAMASI, YUKARIDUMANLI, PANSUMANCILIK, DARMADUMANLIK
AŞAĞIDUMANLI, YENİDUMANLAR, KUMANYACILIK, SİRKUMANALİS
GOMPARTUMAN, VAPURDUMANI, KUMANDANSIZ, KUMANDANLIK, TUMANAKAÇAN, DUMANSIZLIK, DUMANLANMAK, BAŞKUMANDAN
DARMADUMAN, KUMANDASIZ, DUMANSILIK, DUMANOLUĞU, DUMANLILIK, DUMANLANMA, TUMANBOZAN, DUMANALANI, ANJANBUMAN, DUMANLAMAK, PANSUMANCI, KUMANDANLI
HACINUMAN, KARADUMAN, KARATUMAN, GARATUMAN, DUMANTEPE, DUMANLAMA, KUMANDALI, KUMANYACI, DUMANKAYA, MAHKUMANE, NUMANOLUK, DIRAĞUMAN, NUMANPAŞA, SUMANTARI
KORDUMAN, HANTUMAN, KUMANDAN, TUMANÇAH, DUMANSIZ, TORCUMAN, TOKLUMAN, KILDUMAN, TOHLUMAN, NUMANLAR, KÖRDUMAN, PORSUMAN, KUMANIYA, KUMANLAR, KURDUMAN, MARZUMAN, GUMANDAN, ARZUMAND, PANSUMAN, BOZDUMAN, ÇİYDUMAN, MASUMANE, DUMANBEY, DUMANKÖY, DUMANLAR, GUMANDAR, DUMANOTU, GÖKDUMAN
DULUMAN, AKDUMAN, ARZUMAN, HANUMAN, HUTUMAN, UĞRUMAN, DUMANLI, DOLUMAN, KUMANDI, UMUMANE, GOCUMAN, EVCUMAN, KUMANYA, KUMANCA, KUMANDA
CUMANA, ULUMAN, ASUMAN, KUMANA
DUMAN, CUMAN, KUMAN, NUMAN, GUMAN, TUMAN
UMAN
UMAN
Umudu olan, bekleyen, umutlu.
PANSUMANCILIK
Pansuman yapma işi.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
SİRKUMANALİS
Anüs etrafında bulunan veya anüs çevresine ait olan.
AŞAĞIDUMANLI
Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KUMANDANSIZ
Kumandanı olmayan.
YUKARIDUMANLI
Ağrı şehrinde, Taşlıçay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YENİDUMANLAR
Antalya şehri, Aksu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KARACASUMANDIRA
Bolu ilinde, Mudurnu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DARMADUMANLIK
Darmaduman olma durumu.
VAPURDUMANI
Koyu gri renk, füme. Bu renkte olan.
KUMANDANLIK
Komutanlık.
GOMPARTUMAN
Fransızca kökenli compartiment: kompartıman.
KUMANYACILIK
Kumanyacının yaptığı iş.
DUMANLITAMASI
Bir erik çeşidi.
KUMANDANSIZLIK
Kumandansız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde UMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEYYUS
Karısının veya kendisine çok yakın bir kadının iffetsizliğine göz yuman (kimse). (de'yyus) Bir sövgü sözü.
BACA
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.
DUMANSIZLIK
Dumansız olma durumu.
DUMANLANMAK
Dumanlı duruma gelmek. Bulanmak, karışmak. Sarhoş olmak.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
DUMANLAMA
Dumanlamak işi.
DUMANSIZ
Dumanı olmayan, duman çıkarmayan.
ASPİRATÖR
Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
DUMANLI
Dumanı olan, duman çıkaran. Esrik, sarhoş. Sıkıntılı, bulanık. Sisli, sisle örtülü.
BOYNUZLU
Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.
FRENCİ
Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.
ÇÖKMEK
Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Şakak, avurt vb. içeri doğru girmek, çukurlaşmak. Çömelmek. Basmak, yayılmak. Oturmak, birdenbire oturmak. Yoğun bir biçimde duymak. Son bulmak, yıkılıp dağılmak. Sarsılıp dinçliğini yitirmek. Deve, sığır vb. olduğu yere oturmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Sis, duman vb. inerek kaplamak. Tortu dibe inmek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
DUMANLAMAK
Dumanlı duruma getirmek. Dumana tutmak. Sarhoş etmek.
BİTÜM
Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.
FOSURDATMAK
Tütün, sigara vb.ni duman çıkararak içmek.
DAVLUMBAZ
Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.