Sonu ULAR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ular" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ular ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ular olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ular olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

PÜSKÜLKUYRUKLULAR, SIÇRARKUYRUKLULAR

16 harfli kelimeler

GÖKKUZGUNUMSULAR, İPLİKBOYNUZLULAR, KILIÇKUYRUKLULAR, SOLUKBURGUMSULAR, YUVARLAKPULLULAR

15 harfli kelimeler

DÖNERBOYUNLULAR, EŞKENARPULLULAR, KISABOYNUZLULAR

14 harfli kelimeler

HİYOMANDİBULAR, MENEKŞESOFULAR, PARLAKPULLULAR, YAYKUYRUKLULAR

13 harfli kelimeler

ALAPLISOFULAR, DURMUŞSOFULAR, KAYRANOKÇULAR, MENGENSOFULAR, YUKARIOKÇULAR

12 harfli kelimeler

PALAMUTLULAR, AMNİYONLULAR, NÖROVASKULAR

11 harfli kelimeler

HORTUMLULAR, KUYRUKLULAR, BULGURCULAR, DRAKUNKULAR, GOYGOYCULAR, MUSASOFULAR, SİLYUMLULAR, YOĞURTÇULAR

10 harfli kelimeler

KABUKLULAR, SİFONLULAR, SÖLOMLULAR, TAVUKSULAR, TULUMLULAR, TULUMSULAR, BARUTÇULAR, ÇUBUKÇULAR, GUGUKSULAR, KAVUZLULAR, KOYUNCULAR, KUYUMCULAR, LENTİKULAR, MANDİBULAR, PAMUKÇULAR, PAPUÇÇULAR, SABUNCULAR, TAŞOKÇULAR

9 harfli kelimeler

SPORLULAR, İRREGULAR, KORUCULAR, KURTÇULAR, KURUCULAR, KUYUCULAR, KUZUCULAR, NAVİKULAR, ODUNCULAR, SAYUCULAR, TİNAMULAR, TURPÇULAR, ÜÇKUYULAR

8 harfli kelimeler

GAYBULAR, HONDULAR, JİNGULAR, KOLCULAR, KOMŞULAR, KUMRULAR, KUŞÇULAR, MUMCULAR, MUSKULAR, SOFÇULAR, TOKLULAR, TOPÇULAR, TUZCULAR, YAVRULAR, YOLCULAR

7 harfli kelimeler

ARZULAR, BORULAR, İÇSULAR, KAMULAR, KOÇULAR, KUYULAR, MUSULAR, OKÇULAR, OMCULAR, ORDULAR, SOFULAR, SUCULAR, SUNULAR, UMCULAR, UNCULAR, ÜŞBULAR

5 harfli kelimeler

FULAR, YULAR, BULAR, DULAR, ŞULAR

4 harfli kelimeler

ULAR

Bazı kelimelerin anlamları

ULAR

Halk dilinde Keklik. Erkek keklik.

SOLUKBURGUMSULAR

İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.

SIÇRARKUYRUKLULAR

Dördüncü abdomen segmentinde çatallı bir sıçrayıcı organ taşıyan, kanatsız böceklerin bir takımı.

EŞKENARPULLULAR

(Rhomboganoidea), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının tükel-ağızlılar (Teleostomi) alt-sınıfına giren bir takımı. İskeletleri kemiklidir. Bazısı taşıl olmuş ve soyu tükenmiştir. Yaşayan türlerinin üstü parlak, eşkenar pullarla örtülüdür., Kuyrukları heteroserktir. Kemikli-turna-balığıgiller (Lepisosteidae) familyası. vardır.

İPLİKBOYNUZLULAR

Gövdeleriyle birlikte bütün vücut parçaları ince uzun yapılışta olan çiftekanatlılar topluluğu. a. bk. sivrisinekler.

PARLAKPULLULAR

(Ganoidei,) eşkenar-pullular (Rhamboganoidea) takımlarını içine alır.

PÜSKÜLKUYRUKLULAR

Vücutları iki üç tüysü uzantıyle sonuçlanan, kanatsız, ince, yumuşak böcekler takımı. (Kiler, mutfak, kitaplık gibi nemli ve karanlık yerlerde yaşarlar. Gümüşçün, çok yaygın, çok bilinen türüdür.).

YUVARLAKPULLULAR

(Cycloganoidea) familyasına girer.

YAYKUYRUKLULAR

İnsan ve hayvanlarda asalak yaşama uymuş türlerine de rastlanan, bodur gövdeli, sıçrayıcı, kanatsız böcekler takımı.

HİYOMANDİBULAR

Balıklarda hiyoid yayının dorsal parçası olan çift kemikler. Balıklarda hiyoit yayının dorsal parçası olan çift kemikler.

ALAPLISOFULAR

Zonguldak ilinde, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KILIÇKUYRUKLULAR

Eklem bacaklılar (Arthropoda ) şubesinden, denizlerde yaşayan, telsonları kılıç gibi uzun ve sivri bir kuyruk dikeni biçiminde olan bir sınıf.

MENEKŞESOFULAR

Edirne ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KISABOYNUZLULAR

Kısa duyargalı, geniş kanatlı ve oldukça gelişkin sinek türlerini içine alan çiftekanatlılar topluluğu.

GÖKKUZGUNUMSULAR

Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.

DÖNERBOYUNLULAR

Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımından, tatlı sularda yaşayan, boyunları dinlenme hâlinde iken içeri çekilmeyip sırt kabuğunun altına doğru kıvrılan, çamurcul kaplumbağagiller (Pelomedusidae) ve yılan boyunlu kaplumbağagiller (Chelidae) familyaları bulunan bir alt takım. (Pleurodira), familyalarını içine alır.

  -   -   -  

Anlamında ULAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

AFYON

Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

AH

İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.

ALÜVYON

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık, kil vb. çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın, lığ.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

AKTAR

Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AKAÇLAMAK

Bir yerde birikmiş suları akıtmak. Bataklıkları akaç yoluyla kurutmak.

AMİP

Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AKRABA

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.