Kelimeler arşivinde; içinde "ulay" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ulay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VURGULAYABİLMEK, UYGULAYIMCIERKİ, SORGULAYABİLMEK, BULGULAYABİLMEK
VURGULAYABİLME, UYGULAYIMTASAR, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMCILIK, ARZULAYABİLMEK, UĞRULAYINCACIK, SORGULAYABİLME, KURULAYABİLMEK, BULGULAYABİLME
KURULAYABİLME, UYGULAYABİLME, UYGULAYICILIK, ARZULAYABİLME
BULAYABİLMEK, SULAYABİLMEK
UYGULAYIMCI, BULAYABİLME, SULAYABİLME
BULDULAYIN, BULGULAYIŞ, UYGULAYICI, ŞUNCULAYIN, UĞRULAYICI
KUTULAYIŞ, ONCULAYIN, UYGULAYIM, UĞRULAYIN, TUTULAYAN, KURULAYIŞ, HILAPULAY
SULAYIN, SULAYIM, BULAYGA, BULAYKİ, BULAYRI
BULAY, ULAYU, KULAY
ULAY
ULAY
Genellikle erkek çocuklara seslenme, çağırma ünlemi.
BULGULAYABİLMEK
Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURULAYABİLME
Kurulayabilmek işi.
UYGULAYIMTASAR
Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.
SORGULAYABİLMEK
Sorgulama imkânı veya olasılığı bulunmak. Sorgulamaya yetkili olmak.
VURGULAYABİLME
Vurgulayabilmek işi.
UĞRULAYINCACIK
Pek gizli olarak, hiç sezdirmeyerek.
UYGULAYABİLMEK
Uygulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
ARZULAYABİLMEK
Arzulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BULGULAYABİLME
Bulgulayabilmek işi.
VURGULAYABİLMEK
Vurgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KURULAYABİLMEK
Kurulama imkânı veya olasılığı bulunmak.
UYGULAYIMCILIK
Uygulayımcı olma durumu.
UYGULAYIMCIERKİ
Ekonomik yaşamın ve devlet yönetiminin siyasacıların değil, uygulayımcıların ve iş adamlarının elinde olması. Bu tür bir düzeni savunan görüş.
SORGULAYABİLME
Sorgulayabilmek işi.
UYGULAYIMBİLİM
Güç ve bilgiyi denetleme, toplama, biriktirme, işleme, iletme ve benzerleri amaçlar için oluşturulan makinelerin, dizgelerin ve araçların tümü.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
DAYATMACI
İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden.
İCRACI
Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
BOY
Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.
ENERJİK
Enerji ile ilgili. Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Güçlü ve hareketli, aktif.
İSTENÇLİ
İradeyle yapılan, iradi. Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen, iradeli.
NOKTACI
Noktacılıkla ilgili, noktacılığı uygulayan kimse.
İTMEK
Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak.
İCRAATÇI
Uygulayan, çalışan, yapan kimse.
DİYALEKTİKÇİ
Diyalektik yöntemini uygulayan kişi.
BİSEKSÜEL
Hem kendi cinsini hem de karşı cinsi arzulayan.
HETEROSEKSÜEL
Karşı cinsi arzulayan.
KÜBİST
Kübizmi uygulayan, kübizm yanlısı kimse.
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan.
FETİŞİST
Fetişizmi uygulayan kimse veya görüş. Fetişizme düşkün kimse.
KISAS
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma. Kıssalar, hikâyeler, öyküler.
BÖLÜTLENME
Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.
HAMİLİKART
Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.
KANUNCU
Kanun yapan. Kanun çalan kimse, kanuni. Kanunu uygulayan. Kanun yapan veya satan kimse.