İçinde ULAY geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ulay" olan, toplam 44 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulay bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ulay ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulay olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

VURGULAYABİLMEK, UYGULAYIMCIERKİ, SORGULAYABİLMEK, BULGULAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

VURGULAYABİLME, UYGULAYIMTASAR, UYGULAYIMBİLİM, UYGULAYABİLMEK, UYGULAYIMCILIK, ARZULAYABİLMEK, UĞRULAYINCACIK, SORGULAYABİLME, KURULAYABİLMEK, BULGULAYABİLME

13 harfli kelimeler

KURULAYABİLME, UYGULAYABİLME, UYGULAYICILIK, ARZULAYABİLME

12 harfli kelimeler

BULAYABİLMEK, SULAYABİLMEK

11 harfli kelimeler

UYGULAYIMCI, BULAYABİLME, SULAYABİLME

10 harfli kelimeler

BULDULAYIN, BULGULAYIŞ, UYGULAYICI, ŞUNCULAYIN, UĞRULAYICI

9 harfli kelimeler

KUTULAYIŞ, ONCULAYIN, UYGULAYIM, UĞRULAYIN, TUTULAYAN, KURULAYIŞ, HILAPULAY

7 harfli kelimeler

SULAYIN, SULAYIM, BULAYGA, BULAYKİ, BULAYRI

5 harfli kelimeler

BULAY, ULAYU, KULAY

4 harfli kelimeler

ULAY

Bazı kelimelerin anlamları

ULAY

Genellikle erkek çocuklara seslenme, çağırma ünlemi.

UYGULAYABİLMEK

Uygulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

VURGULAYABİLME

Vurgulayabilmek işi.

ARZULAYABİLMEK

Arzulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULGULAYABİLME

Bulgulayabilmek işi.

UYGULAYIMCIERKİ

Ekonomik yaşamın ve devlet yönetiminin siyasacıların değil, uygulayımcıların ve iş adamlarının elinde olması. Bu tür bir düzeni savunan görüş.

BULGULAYABİLMEK

Bulgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

UYGULAYIMBİLİM

Güç ve bilgiyi denetleme, toplama, biriktirme, işleme, iletme ve benzerleri amaçlar için oluşturulan makinelerin, dizgelerin ve araçların tümü.

UYGULAYIMTASAR

Bir kent ya da kasabanın düzentasarı çerçevesinde, ona uygun olarak çizilen ve yolların, yapı adacıklarının, bölgelerin ayrıntılarını, tasarlanan yapı düzenini ve uygulama için gerekli bilgileri içeren daha büyük ölçekli tasar.

SORGULAYABİLME

Sorgulayabilmek işi.

UĞRULAYINCACIK

Pek gizli olarak, hiç sezdirmeyerek.

KURULAYABİLMEK

Kurulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

KURULAYABİLME

Kurulayabilmek işi.

VURGULAYABİLMEK

Vurgulama imkânı veya olasılığı bulunmak.

SORGULAYABİLMEK

Sorgulama imkânı veya olasılığı bulunmak. Sorgulamaya yetkili olmak.

UYGULAYIMCILIK

Uygulayımcı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında ULAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAYATMACI

İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden.

KANUNCU

Kanun yapan. Kanun çalan kimse, kanuni. Kanunu uygulayan. Kanun yapan veya satan kimse.

HETEROSEKSÜEL

Karşı cinsi arzulayan.

FETİŞİST

Fetişizmi uygulayan kimse veya görüş. Fetişizme düşkün kimse.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

İTMEK

Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak.

NOKTACI

Noktacılıkla ilgili, noktacılığı uygulayan kimse.

DİYALEKTİKÇİ

Diyalektik yöntemini uygulayan kişi.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ENERJİK

Enerji ile ilgili. Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Güçlü ve hareketli, aktif.

BİSEKSÜEL

Hem kendi cinsini hem de karşı cinsi arzulayan.

İCRACI

Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

İCRAATÇI

Uygulayan, çalışan, yapan kimse.

KISAS

Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma. Kıssalar, hikâyeler, öyküler.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

HAMİLİKART

Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.

İSTENÇLİ

İradeyle yapılan, iradi. Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen, iradeli.

KÜBİST

Kübizmi uygulayan, kübizm yanlısı kimse.

BÖLÜTLENME

Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.

OTACI

Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan.