ULAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ulay" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. ulay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ulay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ulay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ULAY

Genellikle erkek çocuklara seslenme, çağırma ünlemi.

ULAYU

Muttasıl, arkası kesilmeksizin, devamlı olarak, birbirine bitişik olarak.

  -   -   -  

Anlamında ULAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİYALEKTİKÇİ

Diyalektik yöntemini uygulayan kişi.

KANUNCU

Kanun yapan. Kanun çalan kimse, kanuni. Kanunu uygulayan. Kanun yapan veya satan kimse.

FETİŞİST

Fetişizmi uygulayan kimse veya görüş. Fetişizme düşkün kimse.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

HAMİLİKART

Tavsiye edildiği üzerinde yazılı olan kartı, pusulayı taşıyan kimse.

İTMEK

Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak.

BOY

Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. "Özlü, güzel sözler söyledi" anlamında kullanılan boy boyladı, soy soyladı özlü sözünde geçen bir söz. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı. Kumaş için ölçü. Uzunluk.

İSTENÇLİ

İradeyle yapılan, iradi. Herhangi bir dış zorunluluk söz konusu olmadan belirli bir durum karşısında girişilecek eylemi kararlaştıran ve uygulayabilen, iradeli.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

NOKTACI

Noktacılıkla ilgili, noktacılığı uygulayan kimse.

ENERJİK

Enerji ile ilgili. Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Güçlü ve hareketli, aktif.

OTACI

Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan.

İCRAATÇI

Uygulayan, çalışan, yapan kimse.

KÜBİST

Kübizmi uygulayan, kübizm yanlısı kimse.

DAYATMACI

İstediğini yaptırmada baskı uygulayan, direten, empoze eden.

BİSEKSÜEL

Hem kendi cinsini hem de karşı cinsi arzulayan.

HETEROSEKSÜEL

Karşı cinsi arzulayan.

KISAS

Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma. Kıssalar, hikâyeler, öyküler.

İCRACI

Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.

BÖLÜTLENME

Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.