ULAŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ulaş" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. ulaş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ulaş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ulaş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ULAŞILABİLİRDİK

14 harfli kelimeler

ULAŞTIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

ULAŞILABİLMEK, ULAŞTIRABİLME

12 harfli kelimeler

ULAŞILABİLME

11 harfli kelimeler

ULAŞABİLMEK, ULAŞIVERMEK

10 harfli kelimeler

ULAŞABİLME, ULAŞDIRMAK, ULAŞTIRMAK, ULAŞMAKLIK, ULAŞIVERME

9 harfli kelimeler

ULAŞUKLUK, ULAŞTIRMA, ULAŞILMAK

8 harfli kelimeler

ULAŞILMA, ULAŞTURU

7 harfli kelimeler

ULAŞKAN, ULAŞLAR, ULAŞMAK

6 harfli kelimeler

ULAŞLI, ULAŞMA, ULAŞIM, ULAŞTI, ULAŞIK

5 harfli kelimeler

ULAŞI, ULAŞU

4 harfli kelimeler

ULAŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ULAŞ

Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

ULAŞILABİLİRDİK

Bir soruşturu ya da görüşmede kendilerinden bilgi alınacak olan yanıtlayıcıların alanda bulunma ya da elde edilme olanağı.

ULAŞABİLMEK

Ulaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ULAŞILABİLME

Ulaşılabilmek işi.

ULAŞTIRMA

Ulaştırmak işi. İnsanların, malların, haberlerin ulaşmasını sağlayan işlerin ve araçların tümü, münakalat. Orduda malzeme ve personel taşıma işlerini sağlayan sınıf.

ULAŞIVERME

Ulaşıvermek işi.

ULAŞTIRABİLMEK

Ulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ULAŞIVERMEK

Çabucak veya kısa sürede ulaşmak.

ULAŞTIRABİLME

Ulaştırabilmek işi.

ULAŞDIRMAK

Ulaştırmak; yetiştirmek.

ULAŞABİLME

Ulaşabilmek işi.

ULAŞMAKLIK

Vuslet, kavuşma.

ULAŞTIRMAK

Ulaşmasını sağlamak.

ULAŞILABİLMEK

Ulaşılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ULAŞILMAK

Ulaşma işi yapılmak.

ULAŞUKLUK

Akrabalık, karabet, yakınlık.

  -   -   -  

Anlamında ULAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

ALGORİTMA

Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

AĞDALANMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

BALDIRSOKAN

Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.

AMAÇLAMAK

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

ABİS

Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.

ARIZ

Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

BALLANMAK

Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.