Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uj" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uj ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uj olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uj olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SANTRİFUJ
ENFRARUJ, VERMİFUJ
SAPRUJ
RUJ, DUJ
UJ
UJ
Uç.
RUJ
Türlü renklerde dudak boyası.
DUJ
Ucu sivri, sivri uçlu: Bu bıçak çok dujdur.
VERMİFUJ
Bağırsak kurdunu yok etmek için veteriner ilaçlarında kullanılan bir madde.
SANTRİFUJ
Genellikle hızları 5000 devir/dakika olan yüksek hızda dönme ile katıyı sıvıdan, veya sıvıyı diğer sıvılardan ayırma işlemlerinde kullanılan bir cihaz. Ultra santrifujlerinin ise hızları ortalama 6000 devir/dakikanın üzerindedir.
ENFRARUJ
Kızılötesi.
SAPRUJ
Sahan kapağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde UJ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RUJLU
Ruj sürülmüş.
KIZILÖTESİ
Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım, enfraruj.
JUDO
Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.
LYMEHASTALIĞI
Borrelia burgdorferi tarafından oluşturulan, akut ve tekrarlayıcı nitelikte, deride kızartı, kaslarda ağrı, topallık, eklem yangısıyla belirgin insan, sığır, kedi ve köpeklerde görülen, Ixodes dammini, I. pacificus ve I. ricinus gibi kene türleriyle taşınan bulaşıcı spiroket hastalığı, bulaşıcı kene kaynaklı hastalık, kene kaynaklı meningopolinöritis, Bannwarth sendromu, koyunların kene humması, Borrelia burgdorferi enfeksiyonu, Garin-Bujadoux sendromu, Lyme boreliyozis, eritema kronikum migrans. Beyaz ayaklı fare ve geyik faresi ara konaklardır.
HÜNNAP
Hünnapgillerden, yenilen meyvesi için özellikle Batı ve Güney Anadolu'da yetiştirilen dikenli bir ağaç, çiğde (Zizyphus jujuba). Bu bitkinin meyvesi.
RASPATORYUM
Kemik üzerindeki yumuşak dokuları ve periostu kazımaya yarayan ağızları yassı, küt veya sivri aygıt, rujin.
RUJSUZ
Ruj sürülmemiş.
DAĞITICI
Mektup, gazete vb. şeyleri dolaşarak dağıtan kimse, müvezzi. Motorlarda yüksek gerilimli akımı çalışma sırasına göre bujilere yayıp gönderen aygıt, distribütör. Bir malın önceden belirlenmiş bölgelere gönderilmesini sağlayan kişi veya kuruluş.
JİUJİTSUCU
Jiujitsu yapan sporcu.
ENNİYH
Allık. Ruj.
RUJLAMA
Rujlamak işi.
RUJLAMAK
Ruj sürmek.
ENGLİ
Ruj. Allık.