TÜĞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tüğ" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. tüğ ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tüğ ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tüğ olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

TÜĞLÜTOMBALAK

11 harfli kelimeler

TÜĞÜNDÜRMEK

10 harfli kelimeler

TÜĞÜNNEMEK, TÜĞÜNLEMEK, TÜĞÜMLEMEK

9 harfli kelimeler

TÜĞDÜRMEK

8 harfli kelimeler

TÜĞÜRCÜK, TÜĞÜNNÜK, TÜĞÜLMEK, TÜĞLEMEK, TÜĞELMEK

6 harfli kelimeler

TÜĞMEN, TÜĞMEK

5 harfli kelimeler

TÜĞÜL, TÜĞTÜ, TÜĞÜN, TÜĞME

3 harfli kelimeler

TÜĞ

Bazı kelimelerin anlamları

TÜĞ

Tüy, ince kıl.

TÜĞÜMLEMEK

Bağlamak, düğümlemek.

TÜĞMEK

1.Savuşup gitmek : Ali yanımızdan tüğdü. 1.Çıkıntı, en uç boğum : Şu tüğmekten kes. 2.Püskül. Görünmeden gitmek, kaçmak. Ansızın fırlayıp koşmak.

TÜĞTÜ

Keser ya da balta başı.

TÜĞLEMEK

1.Sıçramak. 2.Atlamak. Bağlamak, düğümlemek.

TÜĞÜLMEK

Atlamak. Saldırmak.

TÜĞÜNNEMEK

Bağlamak, düğümlemek.

TÜĞÜL

1.Kirazlı küçük dal. 2.Ardıç sakızı.

TÜĞELMEK

Karşı koymak, dik başlılık etmek.

TÜĞÜRCÜK

İyice inceltilmemiş, kalın kalmış : Tüğürcük tuz. Vücutta oluşan kabarcıklar : Bu tüğürcükler beni sıkıyor. Bedende oluşan kabarcıklar.

TÜĞÜNNÜK

Düğüm.

TÜĞLÜTOMBALAK

Şeftali.

TÜĞMEN

1.Kimi kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy. 2.Perçem. Tavuğun başındaki kabarık tüy, tepelik.

TÜĞÜNDÜRMEK

Bir şeyi gereğinden çok yapmak : Salıncağı tüğündürme, çocuk korkacak.

TÜĞÜNLEMEK

Bağlamak, düğümlemek.

TÜĞDÜRMEK

Birini korkutup ya da aldatıp kaçırmak.

  -   -   -  

Anlamında TÜĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMANDİBULATA

Antenleri ve alt çeneleri bulunmayan örümcek, akrep, kene ve uyuz etkenleri gibi eklem bacaklılar. Bu canlılarda ağzın arkasındaki birinci ek yapı keliser adı verilen beslenme organına dönüştüğünden bu alt bölümdeki canlılar Chelicerata olarak da adlandırılmaktadır.

ÇOTUK

Dışarıda kalmış ağaç kökü. Kesilen ağacın topraktan yukarıda kalan bölümü. Asma kütüğü, tevek.

TINGIR

Metal bir nesne sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkan ses. Para. Parasız, züğürt. Boş.

SOYAĞACI

Bir kişinin veya bir ailenin en uzak atasından başlayarak bütün kollarını belirten çizelge, hayatağacı, soy kütüğü, şecere.

SÜRGÜ

Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

BADANAZ

Yaşlanmış, çürümüş bağ kütüğü.

PÜRTÜKLÜ

Pürtüğü olan.

TESCİL

Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. Bir taşınmazın üzerinde bir ayni hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt.

TAPULAMAK

Taşınmazlar ve bunlarla ilgili ipotek, şufa, irtifak gibi bazı hakları tapu kütüğüne geçirmek.

TEVEK

Asma, kavun, karpuz vb. bitkilerin sürgünü veya dalı. Üzüm kütüğü, çotuk.

BEŞME

Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.

TÜF

Yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan, çoğunlukla açık renkli, hafif gözenekli bir tür çökelti taşı.

MÜSECCEL

Kütüğe geçirilmiş, tescil edilmiş, sicilli.

KAMA

Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.

LAP

Yumuşak ve ağır bir şey düştüğünde çıkan ses.

ESKİ

Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

FIŞKIN

Bir ağacın dibinden süren ince dal. Asma kütüğünde hereğin üst yanında biten dal.

ASİDOZ

Şeker hastalığı ya da herhangi bir sebeple kan pH'sının düşmesi. Suların aşırı asitli olması durumu. Asitli suların balıklarda hastalık oluşturması durumu. Kandaki asit-baz dengesini düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu vücut sıvı ve dokularında aşırı asidite artışı. Vücut dokularında ve kanda hidrojen iyonunun artması veya alkali depolarının azalması sonucu vücudun hidrojen iyonu tamponlama yeteneğinin azaldığı ve kan pH'sının normal değerin altına düştüğü metabolik bir bozukluk.

CUMBURLOP

Ağır bir cismin suya düştüğü zaman çıkardığı ses.

KÜTÜK

Kalın ağaç gövdesi. Kesilmiş ağaç gövdesi. Kütük demir. Görgüsüz, kaba kimse. Nüfus kütüğü. Asma fidanı. Kesimden sonra ağaç gövdesinin toprakta kalan bölümü. Resmî kayıt defteri, ana defter. Bir arada işlenen ve birbirleriyle ilgili olan kayıtların tümü.